13 Mayıs 2012. İngiliz futbolunun hafızasına kazınan o gün. Manchester United, Sunderland’ın deplasmanda 1-0 kazandı, sahada lider bitirdi ama şampiyon olamadı. Çünkü 140 mil ötede Sergio Aguero, eklenti dakikada QPR’a gol attı ve Premier Lig kupasını Manchester City’ye götürdü. Gol farkıyla. Tek golle. Hem de son saniyede…
Vallahi, futbolda bu kadar dramatik bir final çok görülmemiştir. Düşünün bir; United oyuncuları Stadium of Light’ta sahada bekliyor, sonuçlarını almışlar, Wayne Rooney’nin attığı tek golle galip gelmişler. Sunderland’ı yenmişler, lider durumdalar. Ama City maçı bitmemiş. Beklemek var, ümit var, korku var. Hepsi bir arada…
Neyse, devam…
Michael Carrick o günü unutmamış. Şu an Manchester United’ın teknik direktörü olan Carrick’e 13 Mayıs 2012 sorulduğunda yüzü anlatıyor her şeyi. “Evet,” dedi, hafif bir baş sallayışı ve zoraki bir gülümsemeyle. “Hatırlıyorum. Unutmadım.” Adamın yüzündeki o ifadeyi görseniz… Yıllar geçmiş ama yara hâlâ taze.
Bakın ne oldu o gün gerçekten? United, Sunderland deplasmanına gitmişti. Kazanırlarsa ve City de kaybederse şampiyonlardı. Kimse beklemiyordu böyle bir senaryoyu. Ama oldu işte. Rooney attı, United 1-0 kazandı, devre sonunda City hâlâ QPR’a karşı 1-0 gerideydi. Bir ara United gerçekten şampiyon gibiydi. Sahada, o anda, o karışık dakikalarda…
Sonra Dzeko kafa attı. Eşitledi. Ve ardından Aguero…
Millet sahanın kenarında bekliyordu. United oyuncuları ve teknik ekip sonucu bildiklerinde yüzler kapkara kesildi. Ama bitmedi orada. Bir de Sunderland taraftarları vardı. Kendi takımları yenilmişti ama ne önemi vardı ki? United şampiyonluğu kaybetmişti ya! Sunderland tribünleri sanki kendi şampiyonluklarını kutlar gibi çılgına döndü. Sarkastik şarkılar, kahkahalar, ‘Poznan’ dansı… Evet, Polonyalı takımın City’ye öğrettiği o dans, sırtını sahaya dönerek omuz tutma hareketi. United oyuncularının yüzüne karşı yapıldı bu dans.
“Sadece sahadaydık çünkü kendi sonucumuzu almıştık ama City’nin maçının bitmediğini biliyorduk,” dedi o günü bizzat yaşayan United kadrosundan biri. “Sezonun son iç saha maçıydı onların ve stadyumda hâlâ çok insan vardı. Sunderland taraftarları durumu anladı ve bize takılmaya başladı, sonra şampiyonluğu kaybettiğimiz için bu kahkahaya dönüştü.”
Yalan yok, Sir Alex Ferguson da çok kötüydü o an. Eklenti dakikalarına sinirliydi zaten, bir de bu sarkastik muameleye maruz kalmıştı. Ama Ferguson, Ferguson’dur. O tür şeyleri yakıt olarak kullanır. “1992’de Leeds’e şampiyonluğu kaptırdığımızda Giggs ve diğer gençlere dedim ki, bu günü unutmayın,” dedi Ferguson ertesi gün bir ödül töreninde. “Dün de oyunculara aynen aynısını söyledim. O Sunderland taraftarları City için bağıranlar, bu günü hatırlayın. Biz unutmayacağız, bunu söylüyorum.”
İşin aslı şu; Premier Lig başkanı Dave Richards bile o gün ne olduğunun farkında değildi başta. Maç bitince kupa töreni için koltuğundan kalktı, tünel bölgesine doğru yürürken üst düzey bir United yetkilisini tebrik etti. Yanlışlıkla. Çünkü kupa United’a değil City’ye gidecekti. Başka bir üst düzey United yetkilisi ise eve dönerken telefonunu kapattı ve eve gelince de açmadı. Konuşacak hali yoktu…
United oyuncuları Manchester’a dönerken otobüste City maçını izlediler. Ve tabii komplo teorileri de başladı hemen. Dzeko’nun eşitleyici golünün ardından içlerinde eski City oyuncuları da bulunan QPR neden topu hemen oyun dışına çıkardı? Hadi canım, bunu sormak bile… Ama Wayne Rooney Nisan 2025’te Overlap programına çıktığında yarı şaka yarı ciddi “Bu araştırılmalıydı” dedi. Yarı şaka mı gerçekten? Kim bilir…
Sunderland taraftarları da unutmamış. Ekim ayında Old Trafford’da United’a 2-0 yendiklerinde bile bu şarkıyı söylediler: “Senin olduğunu sandın, senin olduğunu sandın, sizi şarkı söylerken duyduk, sonra Sergio attı.” Bu tür sataşmalar futbolun bir parçası tabii, ama United için bu sadece sıradan bir deplasman değil.
Carrick şu an hem o anı yaşayan hem de teknik direktör olarak o sahaya geri dönecek kişi. Yanında Jonny Evans da var, o da o günün tanıklarından. Hatta o günün video görüntülerinde ikisi de var; deplasman taraftarlarını alkışlarken, Carrick Ashley Young ile konuşurken, olanları çözmeye çalışırken…
Zaman tabii ki yaralar sarar. Carrick, ertesi sezon yine Sunderland’ı yendi ve United o yıl tarihi 20. şampiyonluğunu aldı. Ama cumartesi günü o sahaya çıkınca, o gnawing his sinirini kemiren anının getireceği ekstra motivasyon… Bak şimdi, bunu kimse söylemez açıkça ama herkes hisseder.
“Açıkçası, benzersiz bir histi,” dedi Carrick. “Maç sırasında değil, sonrasında oldu. O anda tam olarak durumun nerede olduğunu bilmiyordum. Sahaya doğru yürüdüğümüzde ve üstümüze atılanlarla yüzleşmek zorunda kaldığımızda anladım. Geçmişte kaldı ama evet, kesinlikle hafızada iz bırakıyor.”
Geçmişte kaldı diyor Carrick. Ama yüzü başka bir şey söylüyor…
Cumartesi günü United, Sunderland’a gidecek. Sadece bir Premier Lig maçı mı? Hayır. O stadyumda, o çimlerde, o anın gölgesinde oynanacak bir maç. Carrick ve Evans için bu sadece 3 puan meselesi değil, 2012’nin hesabını sormak için bir fırsat daha. Bakalım bu sefer sahadan nasıl ayrılacaklar…
Kaynak: Orijinal Haber