Vallahi bu hafta Premier Lig sahalarında öyle maçlar oynandı ki, BBC’nin efsane yorumcusu Troy Deeney bile seçim yapmakta zorlandığını itiraf etti. Her haftanın sonunda Deeney kalkıp haftanın en iyilerini açıklıyor ya, işte bu haftaki liste de gerçekten çarpıcı isimlerle dolup taştı. Nottingham Forest’tan üç isim, Tottenham’dan üç isim… Bak şimdi, bu seçimler tartışılır tabii ama Deeney’nin gerekçeleri de bir o kadar sağlam.
Kalede Matz Sels var. Forest’ın Chelsea deplasmanındaki o inanılmaz performansını düşünün bir. Deeney’ye göre adam tam anlamıyla “kaleyi kapadı.” Penaltı kurtarması, soğukkanlılığı, takımın sekiz değişiklik yapmasına rağmen hiç sarsılmadan orada durması… Yalan yok, Sels bu maçta Forest’ı sırtında taşıdı desek yanlış olmaz. Sekiz değişiklikle sahaya çıkan bir takımda kale arkası böyle sağlam olunca iş değişiyor tabii. “Herkes orada bir varlık hissetti” diyor Deeney, ve haklı da.
Defansta dört isim var, her biri kendi maçının kahramanı…
Vitalii Mykolenko Everton formasıyla bu haftaki en sessiz kahramanlardan biri oldu. Bak şimdi, herkes Jake O’Brien’ın golüne baktı, diğer üç defans oyuncusu kart gördü, ama Mykolenko? Adam Antoine Semenyo’yu adeta cebine koydu ve dedi ki “bugün geçemezsin.” Manchester City maçında her şey öbür taraftan geldi, Mykolenko’nun tarafından sıfır. Kart da görmedi üstüne üstlük, bu ayrı bir marifet.
Micky van de Ven de listede. Tottenham’ın Villa deplasmanındaki o kritik galibiyetinde van de Ven gerçekten lider gibi oynadı. Deeney “bunu daha önce pek söyleyemedim” diyor ya, bu cümle aslında çok şey anlatıyor. Hızıyla birkaç kez geri döndü, büyük müdahaleler yaptı. Emi Buendia’nın golüne mani olamadılar ama genel tabloda van de Ven’in performansı tartışmasız.
Marcos Senesi ise Bournemouth’un Crystal Palace galibiyetindeki adı. Deeney bütün sezon boyunca harika oynadığını söylüyor ve “acaba onu ellerinde tutabilecekler mi?” diye soruyor. Yahu bu soru aslında çok önemli, çünkü Senesi bu sezon gerçekten dominant bir oyuncu oldu.
Orta sahada da inanılmaz bir kadro var bu haftanın 11’inde…
Kobbie Mainoo, Manchester United’ın Liverpool karşısındaki galibiyetinde sahneyi tamamen devraldı. Deeney “sezonun başıyla sonu arasında gece ile gündüz farkı var” diyor ve ekliyor: “biraz ilgi ve şefkatin insana ne yapabileceğini gösteriyor bu.” Mainoo için “o adam” demek için henüz erken diyor Deeney ama Liverpool maçının United formasında gördüğü en iyi Mainoo performansı olduğunu da teslim ediyor. Maça hakim oldu, büyük müdahaleler yaptı, öne pas verdi, oyunu böldü ve üstüne bir de golü var. En kapsamlı performansı buydu.
Dominik Szoboszlai Old Trafford’da gol attı, asist yaptı. Liverpool bu sezon berbat ama Szoboszlai başını dik tutuyor. Kötü bir sezonda bile büyük performanslar sergilemeye devam ediyor, bu ayrı bir karakter işareti. Hisse senedi değeri bu sezon yükseldi desek yanlış olmaz.
Conor Gallagher Tottenham’ın o kritik galibiyetinde önemli bir gol attı. Deeney James Garner’ı da düşünmüş ama maçın Spurs için daha kritik olduğunu söyleyerek Gallagher’ı seçmiş. Roberto de Zerbi’nin pressing felsefesiyle Gallagher adeta patlıyor. Deeney “bu sezon değil, gelecek yıllar için de müthiş bir transfer” diyor. Yahu haklı da, Gallagher’ın koşu kapasitesi De Zerbi sistemine biçilmiş kaftan.
Mathys Tel meselesi ise başlı başına bir hikaye. Deeney açıkça söylüyor: “Tel’in Spurs’ün aldığı en abartılmış oyuncu olduğunu düşünüyordum.” Ama yılbaşından bu yana sanki kafasında bir ışık yandı. “Bayern München’deydim, şimdi Championship’e düşebilirim” diye düşünmüş olmalı diyor Deeney. Richarlison için attığı o orta… Deeney “bir santraforun rüyası” diyor. Hadi canım, bu kadar güzel anlatılır mı?
Ve şimdi gelelim haftanın belki de en dramatik ismine…
Jeremy Doku, Manchester City’nin 3-3 beraberliğinde son dakikada sahneye çıktı. İki müthiş vuruş, hem sağ hem sol ayakla. Deeney “maçın son anına kadar listeye almayacaktım” diyor. Doku için “izlemesi en sinir bozucu oyuncu” diyor çünkü hızı var, ama hep numaralarla uğraşıyor. Ama o iki golü köşelere yerleştirince Manchester City’nin sezonunu adeta hayata döndürdü. “Manchester City’nin sezonu bitmişti, Doku onu ilginç hale getirdi” diyor Deeney. Arsenal yine de şampiyon olur diye düşünüyor ama artık merak var.
Viktor Gyokeres Arsenal formasıyla Fulham’a karşı 2 gol 1 asist yaptı. Tüm kupalarda 21 gol… Deeney “daha fazlasını yapmasını isteyenler arasında ben de vardım ama hakkını teslim etmek lazım” diyor. 21 gol, bu rakam küçümsenmez.
Taiwo Awoniyi’nin hikayesi ise bambaşka bir şey. Forest formasıyla bu sezonki yalnızca ikinci startı bu. Deeney sezonu başında Chelsea karşısında izlemiş ve “arabayı çekiyormuş gibi, sanki artık futbol oynayamıyor” demiş. Ama aynı Chelsea’ye karşı bu sefer roller değişti. İki gol, güçlü bir performans. İşin aslı şu, bazen bir oyuncunun kariyerinde böyle dönüm noktaları olur.
Haftanın menajeri ise Vitor Pereira. Nottingham Forest’ın teknik direktörü Chelsea deplasmanında sekiz değişiklik yaptı. Deeney “David Moyes’u ya da Mikel Arteta’yı vermek istiyordum ama Pereira’ya vermek zorundayım” diyor. Bu kadar büyük bir kumar, bu kadar büyük bir cesaret… Ve sonuç? Chelsea 1-3 Forest. Yahu bu seçim kolayca yanlış gidebilirdi, ama gitmedi.
Bakalım önümüzdeki hafta Deeney’nin listesinde kimler olacak, çünkü şampiyonluk yarışı ve küme düşme mücadelesi hâlâ kızışıyor…
Kaynak: Orijinal Haber