Elliot Anderson: “Utangaç Çocuktan İngiltere’nin Liderine” Yükselen Yıldız

02.05.2026 - 10:01
YAYINLANMA
5 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Vallahi, bazen futbol sizi en beklenmedik yerden yakalıyor. Dört yıl önce İngiltere’nin dördüncü liginde, Bristol Rovers formasıyla koşturan bir genç… şimdi Thomas Tuchel’in İngiltere kadrosunun vazgeçilmezi. 23 yaşındaki Elliot Anderson’ın hikayesi tam da böyle bir hikaye. BBC’nin yeni programı The Football Interview’da sunucu Kelly Somers’a konuşan Anderson, İngiltere’deki gerginliğini, liderliğe yükselişini ve kendini nasıl kabul ettirdiğini anlattı.

Nottingham Forest’ın orta saha oyuncusu şu an İngiltere’nin son sekiz maçının altısında ilk onbirde yer aldı. Geçen yaz Avrupa U21 Şampiyonası’nda da en iyi on bire seçilmişti. Yani bu çocuk tesadüfen buralarda değil, bak şimdi, performansıyla konuşuyor.

Newcastle sokaklarından Wembley’e…

Hikaye Newcastle’dan başlıyor. İki ağabeyi ve futbol delisi bir baba… Elliot evde topla büyüdü. Dört-beş yaşında ağabeylerinin takımına katıldı ilk antrenmanına. Sonra Wallsend Boys Club… Newcastle’ın meşhur çocuk kulübü. Oradan da Newcastle United akademisine geçiş. “Her Newcastle çocuğunun hayaliydi,” diyor Anderson, “Newcastle formasını giymek inanılmaz bir histi.”

İşin aslı şu, Newcastle akademisinde yıllarca emek verdi bu genç. Ama asıl sıçrama Nottingham Forest’a geçişle geldi. Konfor alanından çıkmak kolay değildi. “Newcastle’daki yüzlerin hepsini tanıyordum, bu değişim beni şaşırttı,” diyor. Ama üstesinden geldi. Ve bu adım kariyerinin dönüm noktası oldu.

“Utangaç” çocuktan takım liderine…

İnanır mısınız, Anderson Forest’a ilk geldiğinde neredeyse hiç konuşmuyormuş. Kendi ifadesiyle “oldukça çekingendim.” Takım arkadaşları da onu sakin, içine kapanık biri olarak tanıyordu. Hatta röportaj öncesi takım arkadaşlarına “Benim hakkımda insanları şaşırtacak ne var?” diye sormuş, cevap gelmiş: “Belki insanlar seni biraz somurtkan sanıyordur.” Anderson gülerek anlatıyor bunu, “Sağ ol ya!” demiş.

Ama şimdi durum çok farklı. Forest’ta geçirdiği süreçte kendine güveni arttı, sahada ses getirmeye başladı. “Artık grupta sesim var,” diyor. Soyunma odasında büyük konuşmaları Ryan Yates ya da Morgan Gibbs-White’a bırakıyor, o liderliği sahada, örnekle yapıyor. Sahada iletişim, sahada yönlendirme… işte bu onun liderlik tarzı.

Tuchel’in mesajı: “Maçtan sonra görüşebilir miyiz?”

Şimdi gelelim o anın hikayesine. Crystal Palace deplasmanı öncesi soyunma odasında maça hazırlanıyormuş Anderson. Telefona bir mesaj gelmiş: “TT.” Ve mesajda şu soru: “Maçtan sonra görüşebilir miyiz?” Yahu, o anda kim olduğunu tahmin etmek zor değildi tabiki. Etrafta zaten bir şeyler fısıldanıyordu. “Maçtan önce sinirlerim gerildi, performans sergilemem gerektiğini biliyordum,” diyor. Maçı oynadı, sonra Tuchel haberi verdi. “Çok heyecanlandım!”

Tuchel ona yeni bir rol öğretti. Daha önce çok oynamadığı altı numaralı pozisyona indi Anderson. Tuchel’in koçluğu oyunu anlamasına büyük katkı sağladı. “Harika bir koç,” diyor, “oyunu anlamama yardımcı oldu.” Aslında Anderson eskiden 10 numara ya da kanat oyuncusuymuş. Yavaş yavaş geriye çekilmiş. Ama şikayet etmiyor, altı ya da sekiz numara fark etmez, topa dokunmak ve öne çıkmak istiyor. Bir de gol atmak tabii ki, “Futbolun en zor şeyi,” diyor gülerek.

İngiltere’deki ilk antrenman ve o sinirler…

İngiltere milli takımına ilk çağrıldığında da sinirler geçmemişti. İlk antrenman seansında tek odağı şuydu: takım arkadaşlarının onayını almak. “İyi bir oyuncu olduğumu göstermek istedim,” diyor. Neyse ki İngiltere’ye giderken bazı oyuncuları zaten tanıyordu, bu işi kolaylaştırdı. Forest’a geldiğinde kimseyi tanımıyordu, o birkaç hafta zordu gerçekten.

İngiltere debutunu da unutamıyor. Wembley’de Man City’ye karşı oynanan kupa yarı finalini de… “Kazanamadık ama Wembley’de oynamak muhteşemdi,” diyor. İngiltere debutunda ise ilk dokunuşlara kadar her şeyi düşünüyormuş. İyi başladı, güven geldi, gerisi aktı.

Forest’ın zorlu sezonu ve hedefler…

Nottingham Forest cephesinde tablo pek iç açıcı değil bu sezon. Sezon içinde dört farklı teknik direktör gördüler, hala küme düşme hattının üzerinde mücadele ediyorlar ve dört maçları kalmış. Geçen sezon inanılmaz bir savunma performansı vardı, bu sezon o tutarlılık sağlanamadı. “Rakipler bizi çözdü, oyunumuzu geliştirmeliyiz,” diyor Anderson.

Ama kişisel hedefleri net. Premier Lig’de olabildiğince uzun süre kalmak, çok maç oynamak. Ve İngiltere ile büyük bir kupa kazanmak. Bu yaz Dünya Kupası var, Anderson da kadronun önemli isimlerinden biri olarak gösteriliyor.

Saha dışında ise köpekleri Leo ve Obi var, biri dachshund biri Alman kurdu. Kahvaltıya çıkıyor, köpekleri gezdiriyor, Call of Duty oynuyor. Neco Williams, Omari Hutchinson ve James McAtee ile oyun grubu kurmuşlar, “Ben ve Neco genellikle kazanıyoruz,” diyor gülümseyerek.

Bir de ağabeyi var, Love Island’a katılmış, şimdi boks yapıyor. Maçını izlemeye gitmiş Elliot, ağabeyi de onu izlemeye geliyor. “Roller değişti,” diyor. Ve bir not: adını Elliot iki t ile yazanlar yanılıyor, tek t var. “Bu beni gerçekten sinir ediyor!”

Bakalım bu utangaç Newcastle çocuğu bu yaz Dünya Kupası’nda nasıl konuşacak…

Kaynak: Orijinal Haber

Sinan Kaleli
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
24

Yorum Yap