Tottenham’da Büyük Deprem: Milyonluk Kulüp Tepeden Tırnağa Değişiyor

25.05.2026 - 10:01
YAYINLANMA
9 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Londra ekibi Tottenham Hotspur’da kelimenin tam anlamıyla yer yerinden oynuyor, kulübün sahipleri ve tepe yönetimi Spurs’ü baştan aşağı yeniden şekillendirmek için kolları sıvadı! Gelecek sezon hangi ligde olurlarsa olsunlar bu köklü değişiklikler zaten yaşanıyor ve yaşanmayada devam edecek. Sky Sports News’in kulübün derinliklerinden aldığı bilgilere göre stadyum, antrenman tesisleri, ticari büyüme ve stat operasyonları gibi alanlarda büyük ilerleme kaydedilmiş olsada, en üst düzeyde rekabet etmek için gereken saha içi başarının çok uzağında kalındı. Lewis ailesi, kulübe tam 100 milyon sterlin sermaye akıttı ve bu yaz transfer harcamaları için değil, tamamen mevcut borçları döndürmek için daha fazla nakit enjeksiyonunun yapılması bekleniyor. Düşünsenize, Championship’e düşmek demek, Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi gelirlerinin kaybıyla birlikte kulübün kasasına 200 milyon sterlinden fazla ek bir darbe vurulması demekti! İşte bu durum, ne kadar zengin olursanız olun, uzun süreli kötü sonuçların ne denli devasa finansal sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne seriyor.

Uzun yıllar boyunca Daniel Levy yönetimindeki Spurs, kulübü derin bir bağla seven ve taraftar olan yöneticilerden kurulu, adeta kapalı devre bir aile gibi yönetiliydi. Ama gelin görün ki, zamanla kulüp genelindeki o kaliteli ve iyi insanlar birer birer kaybedildi, bu da doğal olarak standartların ve personelin moralinin ciddi şekilde çökmesine yol açtı. İşin aslı şu ki, sahipler artık saha içi başarının kararların merkezinde yer almadığını fark ettiler ve yönetim kademesinde acil bir operasyon düğmesine bastılar. Son bir yılda Scott Munn, Donna-Maria Cullen ve Rebecca Caplehorn gibi kulübün demirbaşı olan çok önemli isimler görevlerinden ayrılmak zorunda kaldı. Onların yerine ise yeni bir futbol yapısı ve liderlik grubu kurması için üst yönetici yani CEO olarak Venkatesham getirildi. Vallahi adamın işi başından aşkın! Venkatesham, Spurs’ü büyük başarılara aç, uuyan bir dev olarak görüyor ama oraya ulaşmak için personelde, kültürde ve çalışma pratiklerinde köklü değişiklikler yapılması gerektiğine inanıyor. Şu sıralar tek odağı bu ve bu sezon kilit pozisyonlara sürekli yeni yüzler devşiriyor.

Bak şimdi, adamın yanında City Football Group’tan gelen iki çok önemli isim var: Futbol operasyonları direktörü olarak göreve başlayan Rafi Moersen ve performans direktörü Dan Lewindon. 2023’ten beri kulüpte olan sportif direktör Johan Lange de yerini koruyor ancak onun yanına bir isim daha aranıyor; şu an en güçlü aday Borussia Dortmund’un eski yöneticisi Sebastien Kehl. Lewindon’ın sırtındaki yük çok ağır, adam yıllardır takımı kasıp kavuran o büyük fitness ve sakatlık sorunlarını çözmekle görevlendirildi. Moersen ise teknik kadro arasındaki o kurumsal yapıyı ve kültürü tepeden tırnağa denetleyecek. Tabi bu adamlar daha koltuklarına yeni oturdular, kulübe alışmaları ve yaptıkları hamlelerin olumlu etkilerinin sahaya yansıması biraz zaman alacaktır…

Venkatesham ve yönetim ekibi, Premier Lig ile Avrupadaki diğer dev kulüplere bakıp oradaki liderlerin ne kadar baskın olduğunu inceliyor. Mesela Liverpool denince akla hemen Virgil van Dijk geliyor değil mi? Ya da Manchester City deyince Bernardo Silva veya Rodri canlanıyor gözünüzde. İşte tam da bu yüzden Spurs, liderlik vasıflarıyla bilinen Liverpool soyunma odasının abisi Andy Robertson’ı gözüne kestirdi. İlk olarak ocak ayında hamle yapmışlardı, şimdiyse kümede kalma garantilendiği için Robertson ile ücretsiz transfer olarak anlaşma sağlandı. Adamın kariyerinin son yıllarında kaç maç oynayacağı ikinci plan, asıl önemli olan soyunma odasındaki o lider karakteri! Aynı mantıkla, ocak ayında Roberto De Zerbi yönetiminde hem sahada hem saha dışında karakterini ortaya koyan Conor Gallagher da listeye dahil edilmişti. Kulüp ayrıca James Maddison ve Archie Gray gibi isimlere de çok değer veriyor; işte Spurs’ün etrafında yeni bir takım kurmak istediği oyuncu profili tam olarak bu!

Yalan yok, mevcut kaptan Cristian Romero’da ise tam tersi bir hüsran yaşanıyor. Adam Arjantin ile Dünya Kupası kazanmış olabilir ama maçlar içinde konsantrasyonunu kaybetmesi, zırt pırt kırmızı kart görmesi veya zor zamanlarda ortadan kaybolması artık herkesin canına tak ettirdi. Bu negatif davranışların takımın geri kalanında yarattığı o dalga etkisi kulübün gözünden kaçmadı. Günündeyse çok iyi futbolcu olabilir ama Tottenham bu vizyonsuz döngüden kurtulmak istiyorsa, Romero ile yollarını kesin olarak ayırmalı. Zaten takımın fiziksel özelliklerine bakıldığında hız, güç ve kuvvet var ama teknik kalite yerlerde sürünüyor. Kadroda korkunç bir dengesizlik söz konusu; hem profil olarak hem de deneyimli oyuncu ile genç yetenek dengesi tutturulamamış durumda. Takımda resmen gereğinden fazla defansif orta saha var ama o topu ileri taşıyacak, oyunu yönlendirecek yaratıcı ayaklar yok denecek kadar az! Sakatlığa meyilli Destiny Udogie’den sonra, Souza transfer edilene kadar takımda doğru düzgün bir sol bek bile yoktu yahu.

Tottenham’ın 2019’da Mauricio Pochettino’yu kovmasından beri sürekli teknik direktör değiştirmesi, bir o tarza bir bu tarza savrulması da cabası. Jose Mourinho ve Antonio Conte hemen kazanmak istediler ve ona göre transfer yaptılar ama oynattıkları sistemler bile birbiriyle alakasızdı. Ange Postecoglou ve Thomas Frank ise genç yetenekleri geliştirmeye daha yatkındı ama sonra Frank’in o tamamen hücuma dayalı basketbol vari taktiği işleri karıştırdı. Neyse, bundan sonra transfer tamamen baş antrenörün tarzına uyan teknik kalitedeki oyunculara odaklanacak. İşte bu yüzden De Zerbi, hedef belirleme ve kadro yönetiminde başrolde olacak. Bu konu, sportif direktör Lange ve kulübe katılması an meselesi olan yeni direktör adayı Kehl ile yapılan toplantıların ana maddesi durumunda. Ama saha içi kadar karakter de önemli olacak. Neyse ki Levy dönemindeki o katı maaş tavanı uygulaması esnetildi de Spurs artık oyuncularına haftalık 200 bin sterlinin üzerinde paralar ödemeye sıcak bakıyor. Geçen yaz Manchester United’a kaptırılan Bryan Mbeumo transferi sırf bu maaş mevzusu yüzünden yatmıştı. Ocakta Antoine Semenyo için de bastırdılar ama adam çoktan Man City’ye gitmeye karar vermişti bile.

İnanır mısınız, Tottenham tam 1377 günle Premier Lig’de sakatlık yüzünden oyuncularından en çok mahrum kalan kulüp oldu! En yakın takipçileri Newcastle’dan bile 214 gün daha fazlalar. Ocak ayından beri as takımdan 7 ila 11 oyuncu hep sakattı. Üstelik bu isimler sıradan adamlar da değil; Dominic Solanke, Mohamed Kudus, James Maddison, Dejan Kulusevski, Xavi Simons, Cristian Romero, Micky van de ven ve kaleci Guglielmo Vicario… Maddison bile bir keresinde Bodo/Glimt maçında yaşadığı kısmi çapraz bağ sakatlığını hatırlatarak, uzmanların ameliyatsız tedavi dediğini ama dizinin hiçbir zaman tam olarak güçlenmediğini itiraf etmiş ti. Kulüpte oyuncular adeta sinek gibi dökülürken, yönetimin buna seyirci kaldığını sanmayın. Bu sezon sağlık departmanı için iki bağımsız inceleme başlatıldı ve ekim ayında Lewindon göreve getirildi. City Group’taki ihbar süresini yeni bitiren performans hocası, sağlık departmanını tamamen kendi kontrolü altında yeniden yapılandıracak. Ama dedik ya, bu işler bugünden yarına çözülmez, zaman alacak…

Spurs akademisi bir zamanlar Pochettino döneminde Harry Kane ve Harry Winks gibi isimleri çıkararak ülkenin en iyilerinden biri kabul ediliyordu. Fakat saygıdeğer hoca John McDermott 2020’de İngiltere Futbol Federasyonu’na geçtikten sonra altyapı resmen yokuş aşağı gitti; ne yatırım yapıldı ne de gençlere as takıma giden net bir yol sunuldu. Tottenham şu an akademi mezunlarına şans verme listesinde Premier Lig’de 16. sırada, bu sezon gençlere sadece 26 dakika süre verilmiş! Elindeki cevherleri ise başkaları parlatıyor. Luka Vuskovic şu an 18 yaşında Bundesliga’yı sallıyor ve taraftarların oylarıyla sezonun oyuncusu ödülüne aday gösterildi. Mikey Moore ise Rangers formasıyla İskoçya’da yılın genç oyuncusu seçildi. Menajerler ve transfer piyasasında artık Tottenham’dan genç oyuncu koparmanın çok kolay olduğu konuşuluyor ki bunların çoğu başka takımlarda, en çok da ezeli rakip Arsenal’da parlıyor.

Kulübün sahiplerine ve Levy’e yönelik protestolar aslında yıllardır sürüyor du. Takım iyi giderken bu sesler çok duyulmuyordu ama bu sezon stadyumdaki atmosfer West Ham ve Newcastle yenilgileriyle birlikte tamamen zehirli ve düşmanca bir hal aldı. Yönetim, taraftarla olan bağın koptuğunun farkında ve bu güveni yeniden inşa etmek hiç ama hiç kolay olmayacak. Kulübün eski sportif direktörü Fabio Paratici ve son olarak Lange’nin verdiği kulüp içi röportajlar taraftarı tatmin etmedi. Lilywhite House ve Hotspur Way tesislerindeki personel kültürünün de düzeltilmesi şart, çünkü Tottenham artık çalışmak için hiç de keyifli bir yer olmaktan çıkmış durumda. Yönetim, devasa bir petrol tankerini döndürmeye çalıştıklarını biliyor. Bakalım bu büyük operasyonun sonunda Tottenham taraftarının yüzü gülecek mi? Gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

Metin Uçar
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
23

Yorum Yap