Dünya 1 numarası Aryna Sabalenka, tenis dünyasını ayağa kaldıracak bir açıklama yaptı. Pazartesi günü yayımlanan ortak bildiriyle birlikte Sabalenka, Grand Slam turnuvalarıyla priz para savaşında en ağır kozu masaya koydu: Boykot. Evet, yanlış okumadınız. Dünyanın en iyi tenisçileri, Australian Open, French Open, Wimbledon ve US Open gibi dev organizasyonlara karşı “yeter” dedi.
Vallahi bu işler böyle gitmez ya. Düşünün bir, dünyanın en büyük tenis turnuvaları var, milyonlarca dolar dönen organizasyonlar bunlar, ama oyuncular daha az pay alacak diye şikayet ediyor. Sabalenka bu hafta İtalya Açık öncesinde Sky Sports Tennis’e konuşurken lafı dolandırmadı hiç. “Biz olmasak turnuva da olmaz” dedi. Ve devam etti: “Bu haklarımız için savaşmanın tek yolu olacak.”
Neyse, devam…
İşin aslı şu: Pazartesi günü yayımlanan ortak bildiride büyük çoğunluğu dünya sıralamasında ilk 10’da yer alan oyuncular, dört Grand Slam turnuvası hakkında “derin hayal kırıklığı” yaşadıklarını dile getirdi. Bildiriye göre oyuncular turnuva gelirlerinden daha küçük bir pay alacaklar ve bu durum ciddi tepkilere yol açdı. Yani kısacası pasta büyümüş ama oyuncuların dilimi küçülmüş, bişey ters gidiyor burada açıkçası.
Bakın ne oldu? Sabalenka tek başına değil bu mücadelede. Dünya 1 numarası Jannik Sinner de bu bildirinin altına imzasını attı. Hem kadın hem erkek tenisinin zirvesindeki isimler aynı cephede. Bu kadar büyük bir ittifak daha önce pek görülmüş bir şey değildi tenis tarihinde, inanır mısınız?
Bildiriyi imzalayan isimler listesine bakınca insan ister istemez etkileniyor. Kadınlar tarafında Aryna Sabalenka, Coco Gauff, Iga Swiatek, Jessica Pegula, Madison Keys, Jasmine Paolini, Emma Navarro, Zheng Qinwen, Paula Badosa ve Mirra Andreeva var. Erkekler tarafında ise Jannik Sinner, Carlos Alcaraz, Alexander Zverev, Taylor Fritz, Alex De Minaur, Casper Ruud, Daniil Medvedev, Andrey Rublev ve Stefanos Tsitsipas imzaladı bildiriyi. Yahu bu liste sıradan bir liste değil, bu tenisin tamamı desek abartmış olmayız…
Peki ya Iga Swiatek ne düşünüyor? Dört kez French Open şampiyonu olan Swiatek de bildiriye imza attı ama boykot konusunda biraz daha temkinli konuştu. “Umarım Roland Garros öncesinde bir çözüme kavuşuruz, bakalım nasıl gidecek” dedi Polonyalı yıldız. Ve ekledi: “Ama turnuvayı boykot etmek, bu biraz aşırı bir durum.” Yani imzacılar arasında bile boykot meselesinde tam bir fikir birliği yok demek ki. Durum karmaşık, hadi canım…
Sabalenka’nın sesi bu haftaki İtalya Açık öncesinde yükseldi. Roma’da süren turnuva 17 Mayıs Pazar gününe kadar devam edecek ve tüm gözler hem kortlardaki maçlara hem de perde arkasındaki bu priz para savaşına çevrilmiş durumda. Oyuncular bir yanda raket sallıyor, öte yanda turnuva organizasyonlarıyla müzakere masasında mücadele ediyor…
Bildiri açık ve net bir mesaj içeriyordu: “Biz olmadan turnuva olmaz.” Bu cümle çok şey anlatıyor aslında. Oyuncular artık sadece kortun içinde değil, kortun dışında da söz sahibi olmak istiyor. Haklarını, paylarını, emeklerinin karşılığını talep ediyorlar. Ve bunu yaparken de en büyük kozu ellerinde tutuyorlar, yokluklarını…
Bakalım Roland Garros öncesinde bu gerilim nasıl çözüme kavuşacak, yoksa tenis tarihi gerçekten bir boykotla mı karşılaşacak?
Kaynak: Orijinal Haber