Vallahi, bazı şeyler var ki insan yüreğine oturuyor. Mauricio Pochettino da öyle bir şey söyledi ki, Spurs taraftarı bunu duyunca ne yapacağını bilemedi. Arjantin asıllı teknik adam, eski kulübü Tottenham’ın Premier Lig’de küme düşme tehlikesiyle boğuşmasını “gerçekten üzücü” bulduğunu açıkça dile getirdi. Adam yıllarca orada çalışmış, o kulübü sevmiş, o insanları tanımış. Ve şimdi uzaktan izliyor, çaresiz…
Neyse, olayın başına gidelim.
Pochettino, The Overlap’ın “Stick to Football” adlı podcast programında konuştu. Sözleri kısa ama derindi. “Tottenham’ı gerçekten seviyorum” dedi adam, hiç çekinmeden. “Bu kulüp benim için hayatımın önemli bir parçası olacak. Hem koçluk kariyerimde hem de kişisel hayatımda.” Bak şimdi, bu kadar net konuşan bir teknik direktör az görülür doğrusu.
İşin aslı şu: Tottenham şu an Premier Lig tablosunda 18. sırada. Yani küme düşme hattının tam içinde. Güvenli bölgeye yalnızca 2 puan uzakta ve üstelik oynaması gereken 4 maçı var. Dört maç, 2 puan fark. Kulağa basit gibi geliyor ama futbolda hiçbir şey basit değil. Bunu hepimiz biliyoruz.
Pochettino da bunu biliyor. “İnsanların orada nasıl acı çektiğini biliyorum” dedi Arjantin’li hoca. “Hem kulübün içindekiler hem de taraftarlar. Bunu kabullenmek çok zor.” İnanır mısınız, adam ABD Milli Takımı’nı yönetiyor, Dünya Kupası hazırlığı yapıyor, ama aklı hâlâ Kuzey Londra’da…
Yahu, bu bağ öyle kolay kurulmuyor. Pochettino Spurs’ü 2014’ten 2019’a kadar yönetti. Beş yıl. Beş yıl boyunca o kulübü bambaşka bir yere taşıdı. 2019’da Şampiyonlar Ligi finaline götürdü takımı! Wembley değil, İstanbul değil, Liverpool’a karşı Madrid’de oynanan o final… Kulüp tarihinin en büyük gecelerinden biriydi bu. Ve o geceyi yaratan adam Pochettino’ydu.
Ama ardından ne oldu? Ertesi sezon kötü bir başlangıç geldi ve Pochettino kapının önüne konuldu. Yani adam kulübü zirveye taşıdı, sonra teşekkür olarak kovuldu. İşte futbol bu. Acımasız, hızlı, bazen de vefasız…
Neyse, devam…
Tottenham bu sezon gerçekten berbat bir süreç yaşıyor. Ligdeki ilk galibiyetlerini ancak Wolves maçında, yani küme düşen bir takıma karşı alabildiler. Sezonun bu noktasında ilk lig galibiyeti… Bu durumu anlatmak için başka kelime aramaya gerek yok. Tablo ortada.
Üstelik işler daha da karıştı. Wolves maçında orta saha oyuncusu Xavi Simons diz sakatlığı geçirdi ve sezonun geri kalanında sahaya çıkamayacak. Forvetteki isim Dominic Solanke da o maçta sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kaldı. Yani hem puan durumu zor, hem kadro eridi. Pazar günü ise beşinci sıradaki Aston Villa’ya gidecekler. Vallahi kolay değil bu iş…
Pochettino ise
Tottenham’dan ayrıldıktan sonra Paris Saint-Germain’e geçti. Ardından Premier Lig’e Chelsea ile döndü. Şimdi de 2024’ten bu yana ABD Milli Takımı’nın başında. Bu yaz ev sahibi olarak katılacakları Dünya Kupası’na hazırlanıyor. Yani adam iyi yerlerde, kariyer iyi gidiyor ama Spurs’teki o günler hâlâ içinde bir yerde duruyor belli ki.
“Bir gün geri döner misin?” sorusuna verdiği cevap da dikkat çekiciydi. “Evet, bir gün” dedi. “İngiltere’yi gerçekten seviyorum. Benim profilim, hem insan olarak hem de koç olarak Premier Lig’e çok uyuyor.” Bu sözler boşuna söylenmez. Kuzey Londra’ya dönüş ihtimali her zaman gündemde olan bir konu zaten. Taraftarlar da bu ihtimali hiç aklından çıkarmıyor.
Ama şu an öncelik başka. Spurs’ün önce kurtulması lazım. Dört maç, 2 puan fark, sakatlıklar, baskı… Kulüp bu kaosun ortasında bir çıkış yolu arıyor. Pochettino uzaktan bakıyor, üzülüyor, ama yapabileceği bir şey yok.
Bakalım bu sezon Tottenham o iki puanı bulabilecek mi, yoksa tarihlerinin en kara sayfalarından birini mi yazacaklar?
Kaynak: Orijinal Haber