İlk kez kendisi konuştu! ‘Herkes ne olduğunu biliyor’ diyerek transferi duyurdu

23.06.2026 - 15:00
YAYINLANMA
3 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Bilgi Kutusu
Anahtar Kelimeler 3 adet [kilo değişimi adet düzensizliği regl döngüsü]

Vallahi billahi şu tartıyla aramızdaki toksik ilişkiyi bir türlü bitiremedik gitti. Pazartesi günü diyete başlayıp cuma gecesi kendimizi lahmacun gömerirken buluyoruz, sonra gelsin o ani üç kilolar, gitsin ani beş kilolar… Ama işte o tartıdaki ibre deli gibi yukarı aşağı oynarken içeride, yani o hormon dünyasında kıyametler kopuyor, kimsenin ruhu duymuyor. Beyin yukarıdan bakıyor, “Yahu bu kadın kıtlığa mı girdi, yoksa nükleer savaş mı çıktı, ben en iyisi şu üremeyi bir durdurayım” diyor ve tık, o beklenen gün bir türlü gelmek bilmiyor.

Vücut dediğin mekanizma aslında tam bir garantici, düzen manyağı bir şey abi ya. Sen şimdi kalkıp iki haftada şok diyetle beş kilo verirsen, o narin yumurtalıklar şoka girmeyip de ne yapsın? Öyle “Ben istedim oldu” ile yürümüyor bu işler; yağ dokun birden azalınca östrojen hormonu adeta yerle yeksan oluyor, döngü falan kalmıyor ortada. Hormonlar bir kere küstü mü, barıştırmak da öyle iki günde olmuyor hani, haftalarca takvim başında gün saydırıyor insana.

Geçen gün bir danışanım dert yanıyor, “Hocam iki haftada yedi kilo aldım, reglim gecikti, acaba hamile miyim?” diye gözleri yuvalarından fırlamış. Yok anacım, hamile falan değilsin, sen o metabolizmayı altüst etmişsin sadece, vites kutusunu eline vermişsin vücudun. Hızlıca alınan kilolar da tıpkı aniden verilenler gibi tam bir hormon düşmanı çünkü yağ hücresi dediğin şey sadece göbeğe yerleşen bir fazlalık değil ki, kendisi başlı başına bir hormon fabrikası. Fabrikanın ayarlarıyla bu kadar hoyratça oynarsan, içerideki işçiler de greve gider tabii, çok normal.

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım, canının her sıkıldığında buzdolabının kapısını söküyor ya da tam tersi kendini ölüm oruçlarına vuruyorsan, o takvimi unut gitsin zaten. Vücudun bir ritmi var, bir bestesi var; sen o besteyi detone ediyorsan ritim kaçar, şarkı yarım kalır… Kendine bir iyilik yap ve o şok listeleri, mucizevi zayıflama çaylarını falan hemen çöpe atıver. Düzenli beslenmek, öyle her gün salata kemirmek demek de değil hani; yeter ki o tartıdaki dalgalanma tsunamiye dönüşmesin, stabil kalsın ortalık.

Bazen düşünüyorum da, kendimize ettiğimiz bu eziyeti bize düşmanımız bile yapmıyor galiba. Bir ayda on kilo vermeyi başarı öyküsü gibi anlatanlar var ya, işte onlara asla inanmayın, gerçekten büyük yalan. O giden kilolar yağ değil ki zaten, çoğunluğu su ve kas, üstüne bir de bonus olarak bozulan bir adet düzeni kalıyor elinde. Değer mi peki üç gün aynada zayıf görüneceğim diye o canım sağlığı, o tıkır tıkır işlemesi gereken sistemi darmadağın etmeye?

Kaynak: Orijinal Haber

Spor Merkezi
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
33

Yorum Yap