Vallahi, futbol bazen insanı ağlatıyor. Gerçekten ağlatıyor. Elliot Anderson’ın hikayesini duydunuzmu? 23 yaşındaki İngiliz orta saha oyuncusu, annesinin cenazesinden sadece 48 saat sonra sahaya çıktı ve Nottingham Forest’ı Premier Lig’de küme düşmekten kurtardı. Bak şimdi, bu sadece bir futbol haberi değil, bu bir insanlık dersi…
Newcastle United’a karşı oynanan o kritik maçta, Anderson’ın attığı eşitleme golü Forest’a bir puan kazandırdı. Ama işin aslı şu, bu gol sayısal değerinin çok ötesinde bir anlam taşıyordu. Annesini Helen’ı geçen ay kaybeden genç futbolcu, Burnley maçından önce sahaya çiçek bırakmıştı. Şimdi ise onun adına koşuyor, onun adına gol atıyordu.
Adamın annesi Cuma günü defnedildi. Cuma günü! Ve pazar günü, Newcastle United’a karşı sahaya çıktı. Kuzey İngiltere’den döndü, formasını giydi ve son dakikalarda eşitleme golünü attı. İnanır mısınız buna? Üstelik bu sadece sezonun dördüncü golüydü, ama değeri bakımından belki de kariyerinin en önemli golü oldu.
Nottingham Forest teknik direktörü Vitor Pereira, maç sonrası açıklamalarında neredeyse kelimeleri bulamadı. “İçinde neler hissettğini herkes anlayabilir” dedi Portekizli hoca, “Ama sonunda annesini onurlandırdığına inanıyorum. Sahaya çıktı ve son nefesine kadar koştu. Gol atmak istiyordu ve sonuna kadar inandı. Çok çok yetenekli bir oyuncu ama aynı zamanda çok çok güçlü bir karakter. Olmasaydı bu mümkün olmazdı.”
Pereira ayrıca ısınma seansında da bir şeylerin farklı olduğunu fark etmişti. “Yardımcılarım ve ekibim bana ‘Elliot bugün ateş gibi, her şut attığında gol atıyor’ dedi” diye anlattı hoca. Annesinin cenazesi iki gün önceydi. Newcastle’a gitti, geri döndü ve ben ona nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum. Annesini bir golle onurlandırmak istediğine inanıyorum. Bu yüzden son dakikaya kadar gol atmaya çalıştı, sahaya çıkmanın ve her şeyini vermenin yolunu böyle buldu, hem kendisi için hem de annesi için oynadı.”
Neyse, devam…
Bu gol sadece bir eşitleme golü değildi. Arsenal’ın West Ham’ı yenmesiyle birlikte Forest’ın Premier Lig’deki yeri üç saat sonra kesinleşti. Yani Anderson’ın attığı o gol, kulübü küme düşmekten fiilen kurtardı. Bir golün bu kadar ağır anlam taşıdığı çok az görülür futbol tarihinde.
Anderson’ın bu sezon England Milli Takımı’nda da yeri sağlamlaştı. Yedi kez İngiltere forması giyen genç oyuncu, teknik direktör Thomas Tuchel’in en güvendiği isimlerden biri haline geldi. Dünya Kupası için de neredeyse garantili görünüyor. Yahu, 23 yaşında bu kadar yol katetmek…
Ama asıl soru şu: Forest onu tutabilecekmi? Manchester United ve Manchester City’nin transfer listesinin başında Anderson’ın ismi yazıyor. Forest gelecek sezon Avrupa futbolu oynamayacak, bu da genç oyuncuyu elde tutmayı neredeyse imkansız kılıyor. Kulüp, 35 milyon sterline Newcastle’dan aldığı bu oyuncudan büyük bir karla ayrılmak zorunda kalacak gibi görünüyor.
Eski Liverpool orta saha oyuncusu Danny Murphy, Match of the Day programında konuyu çarpıcı bir netlikle özetledi. “Forest için talihsiz olan şu ki, onu bu yaz kesinlikle tutamazlar, o kadar iyi oynadı” dedi Murphy. “Dünya Kupası’nda İngiltere’nin ilk 11’inde oynayacak ve bir sürü talip olacak. Tek soru nereye gideceği, gidip gitmeyeceği değil.”
Pereira de bu konuda pek iyimser görünmüyor açıkçası. “Cevabım yok” dedi transfer sorusu sorulunca. “Dünyanın en iyisini hak ettiğini biliyorum. Ama o bizim oyuncumuz. Ondan zevk almamız lazım. Bazen yetenekli oyuncularla çalışırım ama bu karakterdeki yetenekli bir oyuncu bulmak kolay değil. Gelecek sezonu düşünmüyorum, bu sezonu mümkün olan en iyi pozisyonda bitirmeyi düşünüyorum.”
Bak şimdi, Anderson’ın Newcastle bağlantısı da ayrı bir hikaye. Genç futbolcu Newcastle akademisinde tam 14 yıl geçirdi. On dört yıl! Çocukluğunun büyük bölümünü bu kulüpte yaşadı. Eski teknik direktör Eddie Howe, onu 2024 yazında satmak istemiyordu, bu çok açık. Ama Newcastle’ın mali durumu buna izin vermedi. Kulüp, Kâr ve Sürdürülebilirlik Kuralları’nı ihlal etmemek için fon toplamak zorundaydı ve Anderson satışa çıkarıldı.
Üstelik müzakereler o kadar zor bir süreçte yapıldıki, sözleşmeye geri alım veya satış payı maddesi bile eklenemedi. Howe, maç sonrası bu durumu açıkça kabul etti. “Yaparken pişman olduğumuz bir şeydi” dedi eski Newcastle hocası. “Çok acı verici bir transfer olacağını biliyorduk, yapmak zorunda kaldık. Başka seçeneğimiz yoktu ama muhtemelen yaptığım en isteksiz transferdi çünkü oyuncunun kalitesini biliyorduk. Onu yıllarca yakından gördük, bizimle antrenman yaptı. Takıma girmeye başlamıştı.”
Howe’un yüzündeki ifadeyi görmek gerekirdi o gün. Yetiştirdiği oyuncunun başka bir formada parladığını izlemek, hem de kendi takımına karşı gol atarken… Bu gerçekten acı verici bir tablo olmuş olmalı.
Newcastle taraftarları da Anderson’a hala sevgiyle bakıyor. Maç sırasında City Ground’da bir noktada eski takımlarının taraftarları Anderson’ı selamladı. Ama maçın sonunda “Geordie Maradona” lakabıyla tezahürat yapanlar Forest taraftarlarıydı zaten. Adamı öyle benimsemişler ki…
Howe, maç sonunda duygularını gizleyemedi. “Bunu bize karşı yapmasını görmek gerçekten acı veriyor” dedi. “Nereye giderse gitsin harika bir kariyeri olacak. Aynı zamanda harika bir çocuk. Bizim için kabullenmesi zor ama o olağanüstü bir oyuncu.”
Bir de şunu ekleyelim, Anderson bu sezon sadece Newcastle’a değil Sunderland’a da gol atmıştı. 5-0’lık büyük galibiyette de fileleri sarstı. Yani hem eski şehir rakibine, hem de eski takımına gol atan bir oyuncudan bahsediyoruz. Kuzey İngiltere’ye karşı tam anlamıyla hesap sordu diyebiliriz.
Avrupa Ligi yarı finalinde Aston Villa’ya elenmek ağır bir yara açtı Forest’ta. 36 yıllık kupasızlık serisini bitirme ve büyük bir Avrupa finaline ulaşma fırsatı kaçtı. 1979 ve 1980’de Brian Clough yönetimindeki efsanevi kadronun arka arkaya kazandığı Avrupa Kupası’ndan bu yana ilk kez final görebilirlerdi. Olmadı. Harvey Barnes’ın golüyle geriye düşen Forest, mağlubiyet tehlikesiyle yüz yüze geldi. Tam o anda Anderson sahneye çıktı…
Bakalım bundan sonra ne olacak? Anderson’ın hikayesi futbol dünyasında uzun süre konuşulacak gibi görünüyor. Hem sahada hem de saha dışında gösterdiği güç, onu sıradan bir futbolcudan çok daha fazlası yapıyor. Annesinin anısına attığı o gol, Premier Lig tarihine geçti bile…
Kaynak: Orijinal Haber