Dünya Kupası denince akla genelde kupayı kaldıran dev takımlar geliyor. Ama işin aslı şu ki, futbolun en büyük sahnesi bazen en büyük şaşkınlıkların da adresi oluyor. Yıllardır favori gösterilen ekiplerin yere serildiği, kimsenin şans vermediği takımların ise tarih yazdığı maçlar hafızalardan silinmiyor. Yahu, futbolun güzelliğide biraz burada değilmi zaten…
1950 Dünya Kupası’nda Brezilya’da oynanan bir maç, bugün bile konuşuluyor. O dönemde İngiltere için “Futbolun kralları” deniyordu. İngilizler öylesine güçlü görülüyorduki, ABD’nin sahaya çıkıp çıkmaması bile bazı çevrelerde önemsenmiyordu. Rakip takımın öğretmenlerden, bulaşıkçılardan ve farklı mesleklerden oluştuğu anlatılıyordu. Millet maçın sonucunu baştan yazmıştı adeta.
Ama sahadaki hikaye başka oldu. ABD, İngiltere’yi 1-0 mağlup etti. Evet yanlış okumadınız. Futbolun en büyük güçlerinden biri, kimsenin şans tanımadığı rakibe yenildi. Maçın tek golünü Haiti doğumlu Joe Gaetjens attı. O gol sadece maçın değil, Dünya Kupası tarihinin en büyük sürprizlerinden birinin sembolü haline geldi. Bakın ne oldu? Herkes İngiltere galibiyeti beklerken tabelada bambaşka bir sonuç vardı…
Joe Gaetjens’in hikayesi ise sahadaki başarı kadar çarpıcıydı. Ülkesine döndükten sonra Haiti’de François “Papa Doc” Duvalier rejimiyle ters düştüğü belirtilen Gaetjens’in, 1964 yılında Tonton Macoutes tarafından işkenceyle öldürüldüğüne inanılıyor. Futbol sahasında kahraman olan bir isim için oldukça trajik bir son olmuşdu. Bu tarihi karşılaşma daha sonra “The Game of Their Lives” adlı kitaba konu oldu, ardından sinemaya da taşındı.
Neyse devam… Takvimler 1966’yı gösterdiğinde bu kez sahneye Kuzey Kore çıktı. Dünya Kupası İngiltere’de oynanıyordu ve Kuzey Kore’nin Sovyetler Birliği, İtalya ve Şili’nin bulunduğu grupta fazla şansı olmadığı düşünülüyordu. Hatta birçok kişi onların turnuvada iz bırakmadan döneceğini söylüyordu.
Ancak Middlesbrough’daki Ayresome Park’ta işler değişti. Giacinto Facchetti, Sandro Mazzola ve Gianni Rivera gibi yıldızlara sahip İtalya, Kuzey Kore karşısında sahadan 1-0 mağlup ayrıldı. Tek golü 42. dakikada Pak Doo-ik kaydetti. Kısacık bir an… Ama yıllardır unutulmayan bir an. İtalya gibi bir devi deviren Kuzey Kore, Dünya Kupası tarihine adını yazdırdı.
İnanırmısınız, Kuzey Kore daha sonra çeyrek finalde Portekiz karşısında 3-0 öne bile geçti. O anda herkes yeni bir mucize bekliyordu. Fakat Eusebio önderliğindeki Portekiz geri döndü ve mücadeleyi 5-3 kazandı. Buna rağmen İtalya galibiyeti halen futbol tarihinin en büyük sürprizleri arasında gösteriliyor.
Yıllar geçti, sahne bu kez 2002 Dünya Kupası’na taşındı. Açılış maçında son şampiyon Fransa ile turnuvanın yeni ekiplerinden Senegal karşı karşıya geldi. Fransa cephesinde özgüven yüksekti. Hatta kaptan Marcel Desailly’nin Arjantin ile oynanacak olası bir “rüya finalden” söz ettiği aktarılıyordu.
Fakat Seul’de oynanan karşılaşmada Senegal herkesi şaşırttı. Zinedine Zidane sakatlığı nedeniyle forma giyemedi. Buna rağmen Fransa’nın kadrosunda önemli yıldızlar vardı. Ama olmadı. El Hadji Diouf’un hazırladığı pozisyonda Papa Bouba Diop ağları havalandırdı ve Senegal sahadan 1-0 galip ayrıldı. Yalan yok, o gün tribündeki birçok kişinin gözlerine inanamadığı söyleniyordu.
Senegal bununlada yetinmedi. Bruno Metsu yönetimindeki ekip çeyrek finale kadar yükseldi. Fransa ise grup aşamasında elendi. Son şampiyonun böylesine erken veda etmesi futbol dünyasında uzun süre konuşuldu.
Modern dönemin en büyük şoklarından biri ise 2022 Dünya Kupası’nda yaşandı. Lionel Messi’li Arjantin ile Suudi Arabistan karşı karşıya geldi. Arjantin penaltıdan gelen Messi golüyle öne geçtiğinde herkes normal bir sonuç bekliyordu. Ama futbol bazen gerçekten çılgınca olabiliyor…
İkinci yarıda Suudi Arabistan geri döndü. Salem el-Dawsari’nin attığı gol hafızalara kazındı. Karşılaşma 2-1 sona erdi ve Suudi Arabistan tarihi bir galibiyet aldı. Teknik Direktör Herve Renard maç sonrasında, “Bugün gökyüzündeki bütün yıldızlar bizim için hizaya girdi. Futbol bu. Bazen tamamen çılgınca bir şey olabilir.” dedi. Adamlar sahaya çıktı ve dünyanın en büyük favorilerinden birini devirdi.
İşin ilginç tarafı şu… Suudi Arabistan bu çıkışı devam ettiremedi ve gruptan çıkamadı. Arjantin ise toparlandı. Sonrasında Lionel Messi önderliğinde Dünya Kupası kupasını kaldırdı. Futbolun garipliğide burada işte.
Listeye eklenen son dikkat çekici hikayelerden biri de Cape Verde’nin İspanya karşısında aldığı 0-0’lık beraberlik oldu. Dünya Kupası’nda ilk kez boy gösteren küçük ada ülkesi, Avrupa şampiyonunu durdurmayı başardı. Kimi zaman bir galibiyet kadar değerli olan beraberliklerden biri yaşandı. Küçük bir ülke, dev bir rakip ve unutulmayan bir gece…
Dünya Kupası tarihi bize aynı şeyi tekrar tekrar gösteriyor. Favoriler her zaman kazanmıyor. Büyük isimler her zaman sahadan mutlu ayrılmıyor. Bazen öğretmenler, bazen ilk kez turnuvaya gelen ekipler, bazende kimsenin ihtimal vermediği ülkeler futbolun kaderini değiştiriyor. Bakalım bir sonraki Dünya Kupası’nda yeni sürpriz hangi takımın elinden gelecek…
Kaynak: Orijinal Haber