Bak şimdi olaylar fena karışdı arkadaşlar. Dünyanın gözü kulağı Washington ile Tahran arasındaydı, nükleer taslak üzerinden barış anlaşması masadaydı ama sokağın hesabı çarşıya uymadı yahu. Tam ortalık yumuşuyor derken, geçtiğimiz Çarşamba günü Kuveyt’teki Amerikan askeri üssü bi anda roketlerle, füzelerle hedef alındı. İran tarafından yapılan bu misilleme saldırısında tam 5 ABD askeri yaralandı. Beş Amerikan askeri sarsıntıyla, kan içinde yerde kaldı yani. Uzun zamandan beri ilk defa doğrudan bir saldırıda Amerikan askerlerinin yaralandığını görüyoruz, bu iş çok ciddi. İşte bu sıcak gelişme, diplomatik süreci resmen sekteye uğratatacak kritik bir eşiğe getirdi dayadı. Barış beklerken sokağa yine savaşın gölgesi düştü, yalan yok.
İşin aslı şu ki masa arkasında devasa bir satranç dönüyordu. Cuma günü Beyaz Sarayda o meşhur “Durum Odası”nda (Situation Room) tam iki saat süren kritik bir toplantı yapılmışdı. ABD Başkanı Donald Trump kurmaylarıyla baş başa verdi, nükleer taslakta yeni değişiklikler talep etti. Adamlar masada kazandığını düşünüyor ki Trump müzakerelerin gidişatından aslında gayet memnun olduğunu sızdırdı. Trump bu, rahat durur mu? Hazırlanan barış taslağında nükleer konularla ilgili bazı maddelerin hemen değiştirilmesini istedi sora da bu talepler anında Tahran yönetimine iletildi. Şimdi herkes pürdikkat kesildi. İnanır mısınız, koca dünya iki dudağın arasına bakıyor şimdi. Tahran yönetiminin kendi iç mekanizmalarındaki süreçler nedeniyle, o beklenen cevap ancak hafta başında gelicekmiş. Hafta başı dananın kuyruğu kopacak desene…
Neyse, devam edelim… Trump bu arada boş durmadı, Fox News kanalına çıktı, canlı yayında patlattı bombayı. İran tarafını “kurnaz müzakereciler” olarak nitelendirdi adam. Valihi açık açık söyledi, “Müzakereler iyi gidiyor, İran tarafı da gayet iyi müzakerecilere sahip” dedi. Ama arkasından da sokağın jargonuyla raconu kesti: “Ancak her şeye rağmen kartlar bizim elimizde” dedi yahu. Neymiş efendim, donanmalarını yerle bir etmişler, askeri anlamda savaşın kazanan tarafı kendileriymiş, bu yüzden hiç acele etmiyorlarmış. Bak sen şu özgüvene! Adam resmen “biz güçlüyüz, bekleriz” diyor ama Kuveytteki o üs vurulunca işin rengi değişti tabi. Beş asker yaralandı diyoruz, boru değil! Diplomatik temaslar sürerken askeri sahada yaşanan bu hareketlilik, masayı fena sallıyor.
Şu an Washingtonda tam bir temkinli iyimserlik havası hakim, Amerikan yetkililer sürece dair umutlu ama bi o kadarda gergin. Sürecin bir hafta veya daha uzun sürebileceği söyleniyor, yani öyle hemen bi günde imza atılmayacak. ABD yönetimi nükleer taslakta istediği o son değişikliklere İranın vereceği yanıtı beklemeye geçti bile. Bütün dünya nefesini tuttu, gözler Tahrandan gelecek o resmi cevapta. Savaşın gölgesinde barış olur mu, masadaki kurnazlar ne yapacak? Gelişmeleri sokağın nabzını tutarak takip ediyoruz… Bakalım bundan sonra ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber