Vallahi, 118 gün bekledi bu takım. 118 gün! Neredeyse dört ay boyunca Premier Lig’de tek bir galibiyet çıkaramayan Tottenham Hotspur, nihayet Wolverhampton’da nefes aldı. Joao Palhinha’nın maçın son dakikalarında attığı gol, Spurs’ü 18. sıradan çıkarmasa da en azından küme düşme girdabından biraz olsun uzaklaştırdı. Roberto de Zerbi’nin Tottenham’daki ilk galibiyeti bu oldu, üstelik Molineux’da, üstelik son nefeste…
Bak şimdi, adamlar Aralık ayından bu yana Premier Lig’de kazanamamıştı. 28 Aralık’ta Crystal Palace’ı 1-0 yendikten sonra ne aradılarsa bulamadılar. Sunderland’a kaybettiler, eski kulübü Brighton’la berabere kaldılar, 11 maçta 8 mağlubiyet aldılar. İşin aslı şu; bu rakamlar sadece istatistik değil, bir takımın nasıl eridiğini gözler önüne seren bir tablo. Neyse, devam…
De Zerbi haftaya girerken belli ki içini dökmüştü. “Baskı yaratmak istemiyorum ama durumu bilmemiz lazım” demişti. “Tabloyu unutamayız, kazanmamız gerektiğini unutamayız. Şimdiye kadar yaptıklarımız yeterli değil. Wolves’u yenersek bile iş bitmez.” Yalan yok, adam açık konuştu. Ve Wolverhampton’a gittiler.
İlk yarı? Yahu, görülecek bir şey yoktu açıkçası. Tottenham sinirli, yaratıcılıktan uzak, güvenli paslarla oyunu geçiştirmeye çalışıyordu. Sekiz mağlubiyet yaşamış bir takımın özgüvensizliği her pozisyonda kendini belli ediyordu. Tribünler bekliyor, Spurs ise beklentiyi karşılayamıyordu. İlk yarı böyle geçti, sıkıntılı, gergin…
İnanır mısınız, maç boyunca asıl kahraman kaleci Antonin Kinsky oldu. Yirmi üç yaşındaki Çek file bekçisi, yaklaşık yedi hafta önce Atletico Madrid’e karşı oynanan Şampiyonlar Ligi maçında sadece 17 dakika sahada kalabilmiş, üç gol yiyerek oyundan çıkarılmıştı. O utanç, o rezalet… Ama Guglielmo Vicario’nun fıtık ameliyatı geçirmesi üzerine Kinsky yeniden kadroya girdi ve De Zerbi’nin göreve geldiği üç maçta da oynadi.
Wolves’un son şansı geldi ikinci yarının 7. dakikasında, tam uzatma bitmek üzereyken. Joao Gomes serbest vuruşu kurdu. Stadyumda bir gerilim vardı, ev sahibi taraftarlar son anda puan kurtarabileceklerini hissediyordu. Gomes’in vuruşu güzeldi, evet, güzeldi. Ama Kinsky’nin kurtarışı daha güzeldi! Topu direğe çarparak üstten dışarı attı, kendisi de direğe çarptı. Sahada yatan Kinsky’nin etrafını saran takım arkadaşları, adeta bir kupa finali kazanmış gibi sarıldılar ona…
Daha önce de Kinsky önemli bir anda devreye girmişti. Kevin Danso’nun topu boşa çıkarmasıyla Adam Armstrong önü açık hale gelince Kinsky hızla çıkarak tehlikeyi bertaraf etti. Yani adam maç boyunca uyuklamamış, hazır beklemiş.
De Zerbi maç sonunda Kinsky için şunları söyledi: “Bu günün tadını çıkarabilir çünkü çok iyi oynadı, sonuç için kritikti ve her şeyi hak ediyor. İyi bir insan, iyi bir kaleci. Madrid’den sonra böyle bir güne layıktı.” Bak şimdi, hoca da takdirini saklamıyor.
Maçın golcüsü Palhinha da Kinsky’yi göklere çıkardı. “Antonin Kinsky bu son kurtarışıyla bize galibiyeti kurtardı” dedi Palhinha BBC’ye. “Bu takım çok uzun süredir bu üç puanı hak ediyordu. Kolay olmadı. Bu, üç puandan çok daha fazlasını ifade ediyor.” Palhinha’nın sözleri boşa değildi zaten, Eylül ayında Wolves’a karşı son dakika golü atan da oydu, şimdi yine o devreye girdi.
Neyse, sahada her şey güzel görünürken tribünlerde ve telefon ekranlarında başka bir drama yaşanıyordu. Londra’da, 151 mil uzakta, West Ham ile Everton oynuyordu. Tottenham Molineux’da öne geçtiğinde Everton eşitlemiş, Spurs kısa süreliğine küme düşme hattının dışına çıkmıştı. Ama Callum Wilson’ın West Ham için uzatmalarda attığı gol her şeyi altüst etti. West Ham kurtuldu, Spurs yine 18. sıraya düştü. Vallahi bu lig böyle, bir yanda sevinç, bir yanda ağlama…
Dört maç kaldı, güvenli bölgeye iki puan uzakta Tottenham. Neredeyse yarım asırdır Premier Lig’de oynayan bu köklü kulüp, tarihinin belki de en zorlu dönemini yaşıyor.
Bir de sakatlar meselesi var tabii, işi daha da karmaşık hale getiriyor. Dominic Solanke ilk yarıda arka kasından sakatlanarak oyunu bırakmak zorunda kaldı. Xavi Simons ise ikinci yarıda diz sakatlığıyla sedyeyle çıktı. Simons’ın hali gerçekten kötüydü; önce ayağa kalktı, zıpladı, sonra yeniden yere yığıldı. İkisi de Aston Villa maçı için büyük soru işareti.
De Zerbi “Xavi için diz sorunu var, önümüzdeki günlerde göreceğiz” dedi. “Solanke için kas, büyük sorun değil. Ama Xavi’nin gerçek durumunu öğrenmek istiyorum çünkü diz her zaman kas sakatlığından farklıdır. Romero, Kudus, şimdi Solanke ve Xavi… Başka oyuncu kaybetmek istemiyorum, pozitif olmaya çalışıyorum.” Adam sabah akşam sakatlık listesiyle uğraşıyor, yahu…
Eski Galler savunmacısı Ashley Williams maç yorumunda şunu söyledi: “Kinsky’nin son saniyelerde yaptığı kurtarış muhteşemdi ve ligde kalabilmek için böyle anlara ihtiyaçları var. Final düdüğünü FA Kupası finali kazanmış gibi kutladılar, bu ne kadar beklediklerini gösteriyor. Wolves’a 1-0’lık galibiyet onlara biraz ivme kazandırdı, bu ivme belki de sezonun sonuna kadar taşır onları.” Williams haklı, o sevinç sahnesini görmek lazımdı…
3 Mayıs Pazar günü beşinci sıradaki Aston Villa’ya gidecek Tottenham. De Zerbi ise umudunu kaybetmiyor: “Ligde kalabileceğimize inanıyorum. Buradaysam çünkü pozitifim. En önemli şey oyuncuların kalitesi ve insan olarak değerleri. Onları tanıdıkça ligde kalma şansımız olduğunu anladım.” Hoca inanıyor, oyuncular inanıyor, bakalım bu inanç dört maçta yeterli olacak mı?
Gelişmeleri yakından takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber