Yalan yok arkadaşlar, futbolun adaleti yok derler ya, bu gece Budapeşte de aynen onu yaşadık… Şampiyonlar Ligi kupası sahibini buldu bulmasınada, gelin bir de gelin İngilizlerin kalbine sorun. Puskas Arena da tam 120 dakikalık bi nefes kesen savaş, sonrasında gelen o lanet penaltı piyangosu… Arsenal tam 20 sene sonra finale kadar çıkmış, ilk defa bu dev kupayı müzesine götürmek için sahaya canını koymuşdu. Ama öte yanda da geçen senenin şampiyonu, ünvanını korumak isteyen bi PSG vardı. Maç bitti, penaltılarda 4-3 PSG güldü. Koca bir sezonun emeği, o kupa penaltılarla uçtu gitdi işte.
Maç aslında Arsenal için rüya gibi başladı yahu. Daha 6. dakikada Kai Havertz öyle bi vurdu ki, top ağlarla buluştuğunda stat yıkılıyor du. Adamlar maça resmen fırtına gibi girdi. İlk dakikalarda PSG neye uğradığını şaşırdı, Marquinhos’un o güçlü hücum hattı sahada darmadağındı, ne yapacaklarını bilmez bi halde dolanıyorlardı resmen. Bi fikir yok, bi plan yok… Ama işte futbol bu, boş bıraktınmı cezayı keserler. İlk yarıda Arsenal fırtınası esti ama farkı açamadılar.
Sonra ne oldu dersiniz? İşin aslı şu, defansta bi anlık konsantrasyon kaybı herşeyi bitirdi. Cristhian Mosquera, ceza sahası içinde Khvicha Kvaratskhelia’ya arkadan öyle acemice bi faul yaptıki, adamın direkt baldırına vurdu. Hakem anında beyaz noktayı gösterdi tabi. Ousmane Dembele geldi topun başına, vurdu ve topu ağlara yolladı. Skor 1-1 oldu mu? Oldu… Bak şimdi, bu golle birlikte tarihe de bir not düşüldü aslında. En son 2018 deki Real Madrid 3-1 Liverpool finalinde iki takım da karşılıklı gol bulmuşdu, o günden beri ilk kez bir Şampiyonlar Ligi finalinde iki taraf da tabelayı değiştirdi.
Normal süre bittide maç durdu mu, hayır. Uzatmalarda da tansiyon tavan dı. Hele o ilk 15 dakikada bi pozisyon var ki, Arsenal yedek kulübesi komple sahaya girecekti nerdeyse! Noni Madueke, Nuno Mendes’i dışardan delip ceza sahasına girdi, vucudunu rakibin önüne koydu ve yerde kaldı. Declan Rice kollarını açmış bağırıyor, teknik direktör Mikel Arteta çizgi de çıldırıyor… Ama hakem oralı bile olmadı, pozisyon VAR’da bile incelenmedi yahu! Üstüne bi de itirazdan hem Rice hem Arteta sarı kart görmesin mi? Adalet mi bu şimdi? Neyse, devam…
Uzatmalarda iki takımda da derman kalmadı, yorgun bacaklar sahada sürünürken maç iyice açıldı ama gol gelmedi. İş gitti o meşhur penaltı piyangosuna. İnanır mısınız, penaltılarda heyecan doruktaydı. Arsenal’da 5. penaltıyı atmak için topun başına kim geldi? Eberechi Eze. Bu çocuk bütün maç Puskas Arena da takımın en iyilerinden biriydi, sahada basmadık yer bırakmamıştı, vallahi o trajik anı hiç hak etmedi. Eze vurdu, top kalenin üstünden uçup arkadaki coşkulu PSG taraftarlarının arasına gitti… Kaçan o 5. penaltıyla Arsenal Avrupa da bi kez daha hüsranı yaşadı. PSG ise üst üste ikinci kez kupayı kaldırdı.
Şimdi herkes yıkılmış durumda ama hayat devam ediyor tabi. İngiliz basını şimdiden gelecek sezonun, yani 2026/27 Premier Lig sezonunun hesaplarını yapmaya başladı bile. Daha yaz transfer dönemi 15 Haziranda gece saat 02:00’de Haiti maçıyla açılacak, 17 Haziranda İngiltere’nin Hırvatistan maçı var, 19 Haziranda Premier Lig fikstürleri açıklanacak, 19 Temmuzda Dünya Kupası finali var derken maraton bitmiyor. Yeni lig sezonu da 22-23 Ağustosta başlayacak, 27 Ağustosta Şampiyonlar Ligi kura çekimi var. Transfer tahtası ise 1 Eylülde İngiltere saatiyle 23:00’te kapanacak ve yeni Şampiyonlar Ligi maçları 8-10 Eylülde başlayıp, lig 30 Mayıs 2027’de son bulacak. Bakalım Arsenal bu şoku atlatıp yeni sezonda ne yapacak?
Kaynak: Orijinal Haber