UEFA Şampiyonlar Ligi’nde kupanın yeni sahibi belli oluyor. Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de bulunan Puskas Arena’da oynanan dev finalde Fransa temsilcisi PSG ile İngiltere’nin güçlü ekibi Arsenal karşı karşıya geliyor. TSİ 19.00’da başlayan mücadele futbol dünyasının gözünü tek noktaya çevirmiş durumda. Vallahi futbolseverler saatlerdir bu maçı bekliyordu, şimdi ise herkes sahadaki mücadeleye kilitlenmiş durumda…
Final maçını Almanya Futbol Federasyonu’ndan hakem Daniel Siebert yönetiyor. Yardımcılık görevlerini Jan Seidel ve Rafael Foltyn üstlenirken, dördüncü hakem olarak Sandro Scharer görev yapıyor. VAR odasındada Bastian Dankert bulunuyor. Ona Robert Schröder ile İspanyol hakem Carlos del Cerro Grande eşlik ediyor. İşin aslı şu, böylesine büyük bir finalde hakem kadrosuda en az takımlar kadar dikkat çekiyor.
Bak şimdi… Bu final sadece bir maç değil. Avrupa futbolunun en büyük kupası için verilen son mücadele. Bir tarafta son şampiyon ünvanıyla sahaya çıkan PSG var. Diğer tarafta ise turnuva boyunca yenilgi yüzü görmeyen Arsenal. Yahu daha ne olsun? Futbolseverlerin beklediği tablo tam olarak buydu desek yanlış olmaz.
PSG’nin finale uzanan yolu pek de kolay olmadı. Fransız ekibi lig etabında dalgalı bir performans sergiledi. Sekiz maçta dört galibiyet aldı, iki kez berabere kaldı, iki kezde sahadan mağlubiyetle ayrıldı. Topladığı 14 puan onu 11. sıraya taşıdı ve doğrudan üst tura çıkamadı. Adamlar play-off oynamak zorunda kaldı. İşte hikaye tamda burada değişmeye başladı…
PSG önce kendi ülkesinden Monaco’yu geçti. Ardından son 16 turunda İngiltere temsilcisi Chelsea’yi saf dışı bıraktı. Neyse devam… Çeyrek finalde Liverpool engelini aştılar. Bu da yetmedi, yarı finalde Almanya’nın güçlü temsilcisi Bayern Münih’i eleyerek finale kadar yürüdüler. Yalan yok, PSG’nin yolu oldukça zorlu rakiplerden geçti.
Arsenal tarafında ise farklı bir tablo var. İngiliz temsilcisi turnuvada şu ana kadar mağlubiyet yaşamadı. Evet yanlış okumadınız, tam 14 maçtır yenilgi yüzü görmedi. Lig aşamasındaki sekiz karşılaşmanın tamamını kazandı. Millet o dönemde Arsenal’in ne kadar formda olduğunu konuşuyordu. Lider olarak doğrudan son 16 turuna yükselen İngiliz ekibi rakiplerine adeta gözdağı verdi.
“Topçular” olarak bilinen Arsenal, son 16 turunda Bayer Leverkusen’i geçti. Çeyrek finalde Sporting engelini aşan İngiliz temsilcisi yarı finalde ise Atletico Madrid’i saf dışı bıraktı. Böylece finale kadar uzanan kusursuz bir yolculuk gerçekleştirdi. İnanırmısınız, turnuva boyunca hiç yenilmeyen bir takım olarak kupaya sadece bir adım uzaklıktalar.
Puskas Arena’daki atmosfer ise bambaşka. Budapeşte’de futbol şöleni yaşanıyor. Tribünlerde iki takımın taraftarları yerlerini aldı. Bir tarafta PSG’nin kupayı koruma isteği, diğer tarafta Arsenal’in yenilmezlik serisini taçlandırma hedefi bulunuyor. Hadi canım diyenler olabilir ama gerçekten de bu final uzun süre konuşulacak karşılaşmalardan biri olarak görülüyor.
Maçın başlamasıyla birlikte gözler sahaya çevrildi. Futbol dünyası bu akşam çıkacak sonucu bekliyor. Çünkü bu mücadele sadece bir final değil, aylar süren Şampiyonlar Ligi maratonunun son durağı. Kim sevinecek, kim kupayı kaldıracak sorusunun cevabı Budapeşte’de veriliyor…
Bir yanda lig etabında zorlanan ama sonrasında rakiplerini tek tek geçen PSG. Diğer yanda tüm turnuvada yenilmeyen Arsenal. İki farklı hikaye, tek bir kupa. Bakın ne oldu diyecek noktaya henüz gelmedik çünkü mücadele sürüyor. Futbolseverler şimdi sonucu merakla bekliyor, bakalım Avrupa’nın zirvesine hangi takım çıkacak?
Kaynak: Orijinal Haber