Newcastle’ın Kaybolan Sertliği: Howe’un Ekibi Neden Bu Kadar Kolay Yeniliyor?

25.04.2026 - 18:50
YAYINLANMA
5 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Vallahi bak, bir zamanlar Premier Lig’in en sert, en inatçı, rakiplerini bunaltan takımıydı Newcastle United. Adamlar sahaya çıktığında karşı takım titriyordu. Şimdi ne mi var? Lig tablosunun 14. sırasında, son 11 maçta 8 mağlubiyet, ve hafta sonu yine Arsenal’ın Emirates Stadyumu’na gidiyorlar. İşte böyle…

Hatırlıyor musunuz o geceyi? Ocak 2023, Emirates Stadyumu. Arsenal-Newcastle maçı 0-0 bitti ama asıl önemli olan skordan çok sahada yaşananlardı. Mikel Arteta maç sonrası sinirle şunu söylemişti: “Daha önce böyle bir takımla karşılaşmadılar.” Ve yalan değildi. O gece Newcastle öyle bir azimle, öyle bir inatla oynadıki rakip teknik direktörün dişlerini gıcırdattı. Yedek kulübünde oturan Jamaal Lascelles bile Arsenal’ın taç atışını engelleyerek sarı kart gördü. Yani adamlar sahada değil, yedek kulübünde bile savaşıyordu! Eddie Howe ise o gece ölçülü tavrını bir kenara bırakarak Arteta’ya yürüdü, dördüncü hakemin yanında sürekli şikayet eden İspanyol’a artık yeter dedi. Günler sonra Howe mikrofona sarıldı ve şu sözleri söyledi: “Biz burada popüler olmak için değil, rekabet etmek için varız.”

Neyse, devam…

İşte o ruh, o sertlik, o “sizi ezmeden gitmeyiz” havası artık yok. Gitti. Nereye gitti bilen yok ama yok. Sadece birkaç hafta önce 10 kişiyle Manchester United’ı yendiler, Chelsea’de deplasman galibiyeti aldılar, St. James’ Park’ta Barcelona’yı neredeyse deviriyorlardı. “Neredeyse” diyorum çünkü saniyeler kaldı, olmadı. Ama yinede o günlerde bir şeyler vardı bu takımda, bir ateş vardı…

Sonra ne oldu?

Geçen hafta Bournemouth geldi St. James’ Park’a. İkinci yarının ortasında William Osula golü attı, 1-1 oldu, maçın ivmesi Newcastle’daydı. Seyirci coşmuştu. Ama bu takım o ivmeyi koruyamadı. 85. dakikada Adrien Truffert ceza sahasına süzüldü, kimse farkında bile değildi. Newcastle oyuncuları yürüyerek geri dönüyordu, koşmuyordu, yürüyordu. Truffert vurdu, 2-1. Bitti. Maç bitti, umutlar bitti, moral bitti.

Top ağa girince başlar eğildi. Kimse birbirine bakmıyordu. Takımın içinde bulunduğu ruh hali bir fotoğraf karesi gibi ortaya serilmişti işte. Tek bir oyuncu vardı ayakta duran, Kieran Trippier. Topu aldı, şaşkın arkadaşlarını işaret etti, hadi devam edelim dedi. Ama ne fayda…

Trippier bu sezonun sonunda kulübten ayrılıyor. Biliyor bunu. Ama yine de maç sonrası basının karşısına geçip konuştu. Hem Bournemouth yenilgisinin hemen ardından hem de Arsenal deplasmanı öncesinde. Çünkü bu takımda sesini yükselten, sorumluluk alan, liderlik eden oyuncu sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Trippier bunlardan biri, belki de en önemlisi.

“Zor” dedi Trippier. “Özellikle evimizde, bu kulübe geldiğimden beri gerçek bir güç olduk. Yenilmesi zor bir takımdık. Korkulan bir takımdık. Ama şu an bundan biraz uzaklaştığımızı hissediyorum. Neden bilmiyorum. Burada durup bahane üretmeyeceğim. Son dakikalarda çok gol yedik ve sorumluluğu oyuncular olarak almamız lazım, başka kimse değil.”

Doğru söylüyor adam. Yalan yok içinde.

Bu oyuncuların büyük çoğunluğu geçen sezon Carabao Cup’ı Wembley’de kaldırdı. 70 yıllık kupasızlığa son verdiler. Şampiyonlar Ligi’ne katıldılar. Tarihe geçtiler. Ama şu an o takımın gölgesi bile değiller. Nasıl oldu bu? Nasıl bu kadar hızlı değişti?

Tabii ki açıklamalar var. Yaz transfer döneminin karmaşası, kilit isimlerin geleceğindeki belirsizlik, oynadıkları maç sayısının yarattığı yorgunluk… Bunlar gerçek. Ama bunlar 11 maçta 8 mağlubiyetin tamamını açıklamaz. Açıklayamaz.

Savunmacı Dan Burn bir dönem şunu söylemişti: “Rakiplere zorbalık yapıyorduk.” Evet, öyleydi. Fiziksel, agresif, baskıcı bir Newcastle vardı. Şimdi Bournemouth ve Crystal Palace gibi takımlar onları rahatlıkla yeniyor. Hem de Howe’un bu ay daha fazla antrenman süresi bulduğu, fikstürün biraz nefes aldırdığı bir dönemde. Yani bahane de yok ortada…

Rakamlar da acı gerçeği gözler önüne seriyor. Premier Lig’de galip gelirken en fazla puan kaybeden takım Newcastle, tam 25 puan. Öne geçiyorlar, sonra bırakıyorlar. Gol atıyorlar, sonra yiyorlar. 75. dakika sonrası yedikleri gol sayısı 19, ligde en fazla. Yani maçı bitirme diye bir kavram yok bu takımda şu an. Öne geçtiler mi? Bekle, bir dakika, sona doğru bir şeyler olacak…

Ve bu durum artık öngörülebilir hale geldi. Sistem belli, değişiklikler belli, düşüşün geleceği de belli. Rakipler bunu okuyor, Howe’un ekibi ise buna çözüm bulamıyor. Teknik direktörün kendisi de cuma günü bunu kabul etti: “Oyuncuların bize daha iyi yanıt vermesinin yollarını bulmamız gerekiyor.”

Howe ne dedi bilmek ister misiniz? Şunları söyledi: “Takım her zaman içindeki bireylerle paralel performans gösterir. Biraz deneyimimizi, biraz bilgi birikimimizi kaybettiğimizi düşünüyorum. İkili mücadeleler açısından kesinlikle önceki sezonlardaki kadar iyi oynamadık. Bunların farkındayız. Önceki sezonlarda markamız buydu ve başarılı olmak için bunu geri kazanmamız gerekiyor.”

Doğru teşhis. Ama teşhis koymak başka, tedavi etmek başka…

Şimdi gözler Cumartesi günü Emirates’te olacak. Saat 17:30’da başlayacak maçta Newcastle, Arsenal’ın karşısına çıkacak. Aynı saha, ama farklı bir Newcastle. 2023’deki gibi dişlerini sıkıp savaşan bir Newcastle mi göreceğiz, yoksa son haftalardaki gibi çöken, başları eğik bir takım mı? Bakalım Howe o eski ruhu bir maçlığına da olsa geri çağırabilecekmi?

Gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

Sinan Kaleli
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
31

Yorum Yap