Londra’daki Queen’s kortlarında tenis severleri heyecanlandıran bir mücadele yaşandı. Britanyalı raket Katie Boulter, kariyerinin en büyük galibiyetlerinden birine imza atarak dünya 2 numarası Elena Rybakina’yı mağlup etti ve HSBC Championships’te yarı finale yükseldi. Yalan yok, bu sonuç turnuvanın en çok konuşulan olaylarından biri oldu. Boulter’ın bu başarısı, hem kendi kariyeri açısından hemde Britanya tenisi için dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıktı.
Bak şimdi, Katie Boulter turnuvada oldukça yoğun bir gün geçirdi. Yağış nedeniyle perşembe günü oynanamayan Jaqueline Cristian karşılaşması cuma sabahına ertelenmişti. Britanyalı tenisçi önce Rumen rakibi Cristian’ı 6-3 ve 6-1’lik net skorla geçti. Ardından korta yeniden çıktı ve bu kez karşısında dünya sıralamasının zirvesindeki isimlerden Elena Rybakina vardı. İşin aslı şu, birçok kişi bu maçta favorinin Rybakina olduğunu düşünüyordu ama sahadaki hikaye bambaşka gelişti…
Boulter, Rybakina karşısında ortaya koyduğu performansla dikkat çekti. Bu galibiyet aynı zamanda kariyerindeki ikinci ilk 5 oyuncu zaferi olarak kayıtlara geçti. WTA Turu’nda böylesine büyük rakipleri yenmek kolay değil, ama Boulter bunu başardı. Vallahi kortta adeta pes etmeyen bir görüntü verdi. Mücadele boyunca seyircilerde büyük heyecan yaşadı.
Maçın ardından konuşan Boulter, risk almaktan korkmadığını anlattı. Başarılı tenisçi, eğer denemezseniz ve elinizden geleni yapmazsanız sonrasında pişman olabileceğinizi söyledi. Daha sonra ise günün kendisi için çok özel olduğunu belirtti. İlk kez bu turnuvada yarı finale çıktığını ifade eden Boulter, bunun özel bir an olduğunu ve daha fazlasını istediğini dile getirdi. Yahu düşünsenize, kendi ülkesinde oynadığı önemli bir turnuvada ilk yarı finaline çıkıyor…
Bu başarı aynı zamanda Britanya tenis tarihinde de önemli bir yere oturdu. Çünkü bir Britanyalı kadın tenisçinin dünya 2 numarasına karşı elde ettiği en büyük sıralama galibiyeti, 2017 Wimbledon çeyrek finalinde Johanna Konta’nın Simona Halep’i yenmesinden bu yana ilk kez gerçekleşti. Aradan geçen yılların ardından gelen bu sonuç, ülkede tenis gündemini hareketlendirmiş durumda.
Öte yandan turnuvada bir başka dikkat çeken isim ise Donna Vekic oldu. Hırvat tenisçi 2026 yılındaki ikinci tur düzeyi yarı finaline yükselmeyi başardı. İlginç olan şu ki Vekic ana tabloya “lucky loser” olarak dahil olmuşdu. Marta Kostyuk’un ayak bileği sakatlığı nedeniyle çekilmesinin ardından ana tabloya giren Vekic, oluşan fırsatı iyi değerlendirdi. Şimdi gözler onun performansına çevrilmiş durumda.
Vekic için tablo dahada ilginç. Çünkü 2024 Bad Homburg turnuvasından bu yana ilk kez bir tur düzeyi finale çıkma fırsatı yakalamış durumda. Millet fırsatları değerlendirmekten bahseder ya, işte tenis kortlarında bunun canlı örneklerinden biri gibi görünüyor.
Neyse, devam… Turnuvada Britanya tenisinin bir diğer önemli ismi Emma Raducanu da yoluna devam ediyor. Genç tenisçi, Romanyalı Sorana Cirstea’yı 6-4 ve 6-2 mağlup ederek üst üste ikinci yıl Queen’s çeyrek finaline yükseldi. Raducanu’nun da aynı gün içerisinde iki maç oynama ihtimali konuşuluyor. Yoğun fikstür nedeniyle sporcuların fiziksel dayanıklılığı büyük önem taşıyor.
Raducanu maç sonrası çim kortlarda her karşılaşmayla birlikte daha fazla özgüven kazandığını söyledi. Formunun doğru yönde ilerlediğini belirten tenisçi, maç üstüne maç oynayarak ritim yakalamaya çalıştığını ifade etti. Bu açıklamalar da turnuvanın ilerleyen bölümü için dikkat çekici sinyaller verdi.
Katie Boulter cephesine dönersek… Dünya 2 numarası Elena Rybakina’yı elemek sıradan bir başarı değil. Hele ki aynı gün içinde iki farklı maça çıkıp böylesine güçlü bir rakibi geçmek hiç kolay değil. Bakın ne oldu? Önce Cristian engelini aştı, ardından Rybakina’yı devirdi ve yarı final biletini kaptı. Kısa söylemek gerekirse günün kazananı Boulter oldu.
Şimdi tenis dünyasının gözü Queen’s kortlarında. Boulter bu çıkışını finale taşıyabilecekmi? Taraftarların ve tenis severlerin merak ettiği soru tam olarak bu… Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber