Ekonomi tarafında sabah saatlerinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Gayrimenkul yatırım ortaklıklarının taşınmazlardan elde ettiği kazançlarla ilgili yeni kar dağıtım şartları resmen netleşdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan düzenleme, Resmi Gazete’de yayımlandıda yürürlüğe girdi. Yani artık olay resmileşdi, iş değişti… Millet sabah Resmi Gazete’ye bakınca “Yahu şimdi ne olacak?” diye birbirine sormaya başladı.
İşin merkezinde gayrimenkul yatırım ortaklıkları var. Özellikle taşınmazlardan elde edilen kazançlar üzerinden sağlanan kurumlar vergisi istisnası için yeni bir şart getirildi. Bak şimdi, olayın özü şu: Fon ve yatırım ortaklıkları, emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere, taşınmaz gelirlerinden doğan kazançların en az yüzde 50’sini belirli süre içinde kar payı olarak dağıtmak zorunda kalacak. Dağıtım olmazsa o vergi avantajı da tehlikeye girecek gibi duruyor…
Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan edinilen bilgilere göre yayımlanan tebliğde sadece kar dağıtımı değil, taşınmaz kazancının nasıl hesaplanacağıda detaylı şekilde anlatıldı. Ortak giderler nasıl yazılacak, amortisman nasıl dağıtılacak, zarar oluşursa süreç nasıl işleyecek… Vallahi hepsi örneklerle açıklanmış durumda. Bürokrasi tarafında uzun süredir konuşulan bazı soru işaretleri vardı, onları temizlemeye çalışmışlar.
Vatandaş “Bu iş yatırımcıyı nasıl etkiler?” diye soruyor. Şirketler tarafında ise muhasebe ekipleri sabahdan beri hesap kitap yapıyor. Çünkü yeni düzenleme özellikle gayrimenkul gelirleri üzerinden vergi avantajı kullanan yatırım ortaklıklarını doğrudan ilgilendiriyor. Yalan yok, piyasada bu kararın yankısı büyük oldu.
Neyse devam… Tebliğde dikkat çeken başka detaylarda var. Kurumlar vergisi istisnalarında kar ve zarar hesaplamalarıyla ilgili yeni değerlendirme sistemi getirildi. Buna göre bazı faaliyetler toplu şekilde değerlendirilecek, bazı işlemler ise tek tek incelenecek. Yani herkes aynı torbaya atılmayacak.
Mesela teknoloji geliştirme bölgeleri, serbest bölgeler veya yurt dışı şubeler gibi faaliyet bazlı alanlarda zarar ve kazanç birlikte değerlendirilecekmiş. Ama taşınmaz satış kazancı yada iştirak hissesi satışı gibi işlem bazlı işlerde her işlem ayrı ele alınacak. Adamlar sistemi ayırmış durumda. Herkes kendi dosyası üzerinden hesap verecek gibi görünüyor.
Bir başka sıcak başlıkta yatırım teşvik belgeleriyle ilgili oldu. Özellikle 2 Ağustos 2024 tarihi burada kritik eşik olarak öne çıkıyor. Mevcut uygulamada bu tarihten önce alınan yatırım teşvik belgelerindeki yatırım tutarları dikkate alınıyordu. Ancak daha sonra yapılan belge revizelerinde ortaya çıkan artışların asgari kurumlar vergisi hesabına dahil edilmediği belirtilmişti.
Şimdi ise yeni tebliğle beraber bu konuda yaşanan kafa karışıklığı giderilmeye çalışıldı. Bakanlık, 2 Ağustos 2024 öncesinde yatırım teşvik belgesi alan ama daha sonra belge revizesi yapan mükellefler için yeni hesaplama yöntemlerini açıkladı. Yani vatandaşın, şirketlerin, yatırımcıların “Biz şimdi hangi rakamı baz alacağız?” sorusuna cevap verilmiş oldu.
Bakın ne oldu? Mükellefler artık isterlerse eski yatırıma katkı tutarını dikkate alabilecek, isterlerse belgede yapılan değişiklikleri oranlayarak hesaplama yapabilecek. Bu detay özellikle büyük yatırım yapan şirketler açısından önem taşıyor. Çünkü işin içinde ciddi vergi hesapları var…
Öte yandan tebliğde geçici vergi uygulamasına ilişkin yeni bir ifade de dikkat çekti. “Dördüncü geçici vergilendirme dönemi” ibaresi düzenlemeye eklendi. Küçük gibi duran bu ifade bile mali müşavirlerin gündemine oturdu diyebiliriz.
Ekonomi çevrelerinde şimdi herkes aynı soruyu konuşuyor. Bu yeni kar dağıtım şartları piyasayı nasıl etkileyecek? Gayrimenkul yatırım ortaklıkları dağıtım konusunda nasıl bir yol izleyecek? İşte oralarda şimdilik netlik yok ama Ankara’daki bu yeni düzenlemenin etkisi daha uzun süre konuşulacak gibi…
Kaynak: Orijinal Haber