Vallahi inanılır gibi değil ama oldu işte. Arsenal, 20 yıllık hasreti bitirdi ve Şampiyonlar Ligi finaline yükseldi! Bukayo Saka’nın attığı golle Atletico Madrid’i eleyengunnerlar, 30 Mayıs’ta Budapeşte’de ya Bayern Münih ya da Paris Saint-Germain karşısına çıkacak.
Bak şimdi, olayın özü şu: Saka’nın şutu önce Jan Oblak’ın eline çarptı ama top içeri girmişti bile. Maçın skoru netleşince Emirates’te neler yaşandığını bir görseydınız… Arteta sahaya fırladı, oyuncular çıldırdı, taraftarlar ağladı. Yani böyle bir gece, böyle bir an.
Arsenal’ın bu finaldeki yeri aslında hak edilmiş bir yer. Adamlar 14 Avrupa maçında tam 9 kez kalesini gole kapattı, bu da sezonun 30. clean sheet’i oldu. Yani savunma duvardı, duvar. Ama işin aslı şu, bu gece sadece savunmayla kazanılmadı. Orta sahada Declan Rice vardı ve Rice, maçın en kritik anında devreye girdi.
İlk yarıda Giuliano Simeone neredeyse gol atacaktı. Neredeyse diyorum çünkü Rice tam o anda müdahale etti ve topu çizgiden söküp aldı. Maç Atletico’ya dönebilirdi, her şey değişebilirdi ama Rice izin vermedi. Maçın adamı seçilmesi boşuna değil, 9 puan aldı ve hak etti. İkinci yarıda ise Gabriel Magalhaes aynı Simeone’ye karşı bir kez daha kurtarış yaptı. Atletico defalarca denedi ama Arsenal’ın kalesini geçemedi.
Yahu öte yandan Arsenal de gol atmak için fırsatlar yarattı tabii. Viktor Gyokeres, maçın en net pozisyonunda topu kaleye gönderemedi, üstten aşırtı çıkardı topu. İnanır mısınız, adam bu sezon ne goller atmıştı ama tam o anda… Neyse, devam…
Piero Hincapie’nin attığı gol yeterliydi sonuçta. Yedek olarak sahaya giren Hincapie’nin katkısıyla gelen o gol, Arsenal’ı finale taşıdı. Maçın son dakikaları görece rahat geçti ve final düdüğü çalınca saha bir bayrama döndü. Mikel Arteta koşarak sahaya girdi, oyuncularıyla kucaklaştı. Saat gece geç olmasına rağmen Emirates adeta sabaha kadar uyumadı.
Arteta maç sonrası duygularını şöyle dile getirdi: “Bu kulüpte yer alan herkes için daha mutlu ve daha gururlu olamazdım. Stadyumun dışı özel ve eşsizdi. 20 yıl sonra ve tarihimizde yalnızca ikinci kez Şampiyonlar Ligi finalindeyiz.” Bak işte, adam da biliyordu bunun ne anlama geldiğini.
Arsenal’ın bu başarısı öyle kolay gelmedi tabii. 2006’da Barcelona’ya yenilerek tamamlanan tek final deneyiminin üzerinden 20 yıl geçmişti. İki on yıl boyunca bu kulüp finali bir türlü göremedi ve taraftarlar yıllar içinde çok acı çekti. Şimdi o acı bir anda tarihe karıştı. Budapeşte’deki 67.000 kişilik Puskas Arena’da 30 Mayıs’ta saat 17.00’de başlayacak final, Arsenal için tarihi bir gece olacak.
Öte yandan Arsenal önce Premier Lig’e odaklanacak. 10 Mayıs Pazar günü saat 16.30’da West Ham’a konuk olacak olan Gunnerlar, şampiyonluk yarışında da gözünü kırpmıyor. Yani hem ligde hem Avrupa’da çift kupa hayali kuruyorlar. Hadi canım, neden olmasın ki?
Diğer yarı finalde ise PSG ile Bayern Münih Allianz Arena’da karşılaşacak. İlk maçı 5-4 kazanan PSG, Çarşamba gecesi Münih’te sahaya çıkacak. Arsenal’ın finaldeki rakibi orada belli olacak.
Arsenal forması giyen herkes bu gece ne hissetti acaba… Rakiplerine saygı duymak gerekir ama Atletico’yu da geçtiler, Budapeşte’ye gidiyorlar. Bakalım 30 Mayıs’ta Puskas Arena’da neler yaşanacak, bu Arsenal kadrosu tarihe ismini nasıl yazdıracak?
Kaynak: Orijinal Haber