Arsenal Şampiyonlar Ligi Finalinde: Saka’nın Golüyle Budapest’e Bilet Kaptı!

06.05.2026 - 03:01
YAYINLANMA
3 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Vallahi inanılır gibi değil ama Arsenal yaptı yapacağını! İngiltere Premier Lig’inin zirve takımı Arsenal, Şampiyonlar Ligi yarı final rövanş maçında Atlético Madrid’i 1-0 yenerek Budapest’teki büyük finale adını yazdırdı. İlk maçta 1-1 berabere kalan Kuzey Londra ekibi, rövanşta Bukayo Saka’nın attığı tek golle bu tarihi adımı attı. 22 yıl sonra finale çıkan Arsenal için bu gece gerçekten özeldi…

Bak şimdi, maç boyunca çok da heyecanlı bir oyun yoktu açıkçası. Yer yer yağan yağmurun altında iki takım da birbirini iyi tanıyan rakipler gibi temkinli oynadı. Özellikle ilk yarı neredeyse gol pozisyonu görmeden geçti desek yalan olmaz. Tehlikeli aksiyonlar uzun süre sadece yarım kalmış girişimlerden ibaretti. Bir ara Arsenal’in hücum oyuncusu Leandro Trossard, ceza sahası içinde Antoine Griezmann ile yaşadığı ikili mücadelenin ardından yere düştü ama Berlinli hakem Daniel Siebert düdüğünü çalmadı. Madrid kurtulmuştu… ya da öyle sandı.

Neyse, devam edelim. İlk yarının tam bitimine dakikalar kala Arsenal nihayet topu ağa gönderdi. Trossard’ın sert şutunu Madrid kalecisi Jan Oblak sadece öne uzaklaştırabildi. Ve işte o an Bukayo Saka en hızlı davranan oyuncu oldu, yakın mesafeden topu filelere gönderdi. 45. dakika, altın gol! Londra’nın kuzeyinde çılgınlık başlamıştı.

İnanır mısınız, ikinci yarı başlar başlamaz Atlético Madrid neredeyse beraberliği yakalıyordu. Teknik direktör Diego Simeone’nin oğlu Giuliano Simeone, boş kaleye doğru son vuruşa geçti ama Arsenal savunmacısı Gabriel tam o anda yetişerek golü engelledi. Adamın yüzü bir görmeliydiniz… Kader işte, boş kaleye vuruşu bile engellendi.

Öte yandan Arsenal de işi garantileyemedi. İsveçli forvet Viktor Gyökeres, eski Leverkusenli Piero Hincapie’nin ortasından sonra direkt vuruşla 2-0’ı yapabilirdi ama top kaleyi bulmadı. Yani her iki takım da maçı farklı bitirebilirdi, ama skor değişmedi. Arsenal sonuna kadar titredi ama kazandı.

Peki ya Kai Havertz? Alman milli takım oyuncusu kas sakatlığını atlatmış olsa da bu maçta forma giyemedi. Ama yine de sevindi tabii, takımıyla birlikte finale çıktı. Havertz için bu ayrıca önemli çünkü 2021’de Chelsea formasıyla Manchester City’yi 1-0 yenerek Şampiyonlar Ligi’ni kazanmıştı. Eğer Arsenal de şampiyon olursa, 26 yaşındaki Alman forvet kariyerinde ikinci kez bu kupayı kaldırmış olacak. Dünya Kupası öncesinde böyle bir kariyer rekoru kırmak…
Arsenal için bu aynı zamanda tarihsel bir an. Kulüp, 2006’dan bu yana ilk kez finale çıktı. O yıl Jens Lehmann’ın kalesini koruduğu Arsenal, Barcelona’ya 1-2 yenilerek kupayı kaptıramamıştı. Aradan tam 19 yıl geçti ve şimdi yeniden final sahnesindeler. Bu sezon Premier Lig’de de zirvedeler ve 22 yıl aradan sonra İngiltere şampiyonluğunu da kazanabilirler. Yahu bu takım bu sene gerçekten her şeyi istiyor…

30 Mayıs’ta Budapest’te Arsenal’in rakibi Bayern Münih ya da Paris Saint-Germain olacak. Alman devi ilk maçı 4-5 kaybetmişti, bu yüzden çok zor bir durumdalar. Çarşamba akşamı saat 21.00’de DAZN’da yayınlanacak maçla ikinci finalist belli olacak.

Arsenal finalede mi kazanır, yoksa Avrupa’nın bir başka devi mi? Bakalım Budapest’te neler yaşanacak, gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

Sinan Kaleli
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
22

Yorum Yap

Arsenal Şampiyonlar Ligi Finalinde: Arteta’nın Ekibi Tarihe Geçiyor!

06.05.2026 - 00:01
YAYINLANMA
4 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Vallahi, böyle anlar için futbol izleniyor işte. Son düdük çaldı ve Emirates Stadyumu adeta patladı. Arsenal, Şampiyonlar Ligi finaline çıktı. Nesiller boyu beklenen o an, sonunda geldi. Mikel Arteta sahaya koştu, oyuncularıyla çarpışır gibi kucaklaştı, herkes birbirine sarıldı. “Bunu daha önce bir stadyumda hiç hissetmemiştim” dedi Arteta ve yalan yok, o geceyi izleyenler de aynı şeyi hissetti.

Salı gecesi takımlar tünelden çıktığında onları karşılayan sahne inanılmazdı. Tribünler devasa bir Tifo ile süslenmişti, teknelerden oluşan bir filo resmi ve yanında “Over Land and Seas” yazısı. Ocak ayında Manchester United’a yenildikten sonra Arteta’nın söylediği o sözleri hatırlıyor musunuz? “Sinirleri bir kenara bırakın ve eğlenceli tekneye atlayın” demişti. İşte o tekne, Salı gecesi Londra’ya yanaştı ve herkes bindi.

Bak şimdi, sadece stadyum değil değişen. Son 24 saat Arsenal için tam anlamıyla tarihiydi. Önce Manchester City, Premier Lig’de puan kaybet ti ve liderlik yarışında inisiyatif Kuzey Londunlulara geçti. Sonra, bir neslin ilk Şampiyonlar Ligi finali kapısı aralandı. İki büyük gelişme, arka arkaya, aynı 24 saat içinde. Millet bunu rüyada bile görmüyordu…

Arteta sahadan çıkarken “Her şeyde bir enerji ve inanç hissedebiliyorum, bunu doğru şekilde kullanalım” dedi. Adamın gözlerinde o ışık vardı, bilirsiniz işte, kazananların gözündeki o ışık. Takımın içindeki o yeni hayat, o taze kan, soyunma odasından tribünlere kadar herkese geçmiş durumda.

Neyse, devam… Sahada da işler öyle kolay değildi tabii. Martin Ödegaard’ın ilk yarıdaki o inanılmaz gol kurtarma müdahalesini gördünüz mü? Kaleci gibi attı kendini. Gabriel de aynı şekilde canını dişine takdı, Atletico’nun her atağında beden engeli oldu. Ama o gecenin belki de en az konuşulan yıldızı Leandro Trossard’dı. Adam sahada 10 top kazandı, bu rakam sahadaki ikinci en iyi oyuncunun tam iki katıydı. Atletico’nun hücumlarını durdurmak için sürekli geri koştu, koştu, koştu. İşin aslı şu, böyle oyuncular olmadan finaller kazanılmıyor.

Ama Viktor Gyökeres… Ya sen de, bu adamı ne yapacaksın! Arsenal’ın yeni güç kaynağı, Atletico’nun savunmasını adeta taciz etti maç boyunca. Wayne Rooney bile dayanamadı ve Gyökeres’in performansını gördükten sonra “Canavar gibi” dedi. Hadi canım, Rooney öyle bir şey diyorsa gerçekten bir şeyler var demektir.

İşin güzel yanı şu, Arsenal artık eksik bir takım gibi görünmüyor. Sahaya çıktıklarında ne bir forvet boşluğu var, ne maliyetli hatalar, ne de kritik anlarda çizgiyi geçememek gibi bir sorun. Bayern Münih’in göz alıcı futbolu yok belki, Paris Saint-Germain’in ya da Manchester City’nin parlaklığı yok, ama içlerinde bir çelik var artık. Kırılmaz bir şey…

Taraftar yorumları da bu ruh halini yansıtıyordu. Vic isimli bir taraftar “Man City’ye karşı o kupa finalini kaybetmek belki de bir nimetti, Arteta zihniyeti daha iyi anlıyor artık” dedi. Strats98 ise “Teknik direktörünüze sahip çıkın ve kadroyu geliştirmesine izin verin, işte sonucu” yazdı. Simon Freyer de “Gyökeres Arsenal formasındaki en iyi performansını sergiledi, Rice ve Gabriel müthişti, Lewis-Skelly yaşının çok ötesinde olgunluk gösterdi” diye ekledi. Budapeşte’ye hazır mısınız arkadaşlar!

Arsenal şimdi hem Premier Lig şampiyonluğu hem de Şampiyonlar Ligi kupası için gerçek bir aday. Momentum onların tarafında, enerji onların tarafında, inanç onların tarafında. Arteta “Bunu yapabilme yeteneğimiz ve inancımız kesinlikle var” dedi. Bakalım bu yolculuk nereye kadar gidecek, Budapeşte finali ne getirecek…

Kaynak: Orijinal Haber

Metin Uçar
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
0

Yorum Yap